KÜRESEL FİNANSAL KRİZLERİN TÜRKİYE’YE YANSIMALARI VE
KOBİLER ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
Yrd. Doç.
Dr. Sabahat Bayrak*
Doç. Dr.
Muhammet Akdiş**
ÖZET
Dünyada ve Türkiye’de karşılaşılan finansal krizler en çok finansman alt yapısı yetersiz olan KOBİ’lere zarar vermektedir. Özellikle Güneydoğu Asya ve
Rusya krizinden sonra girilen sıkıntılı süreç KOBİ’leri
yeni arayışlara da itmiş bulunmaktadır. Türkiye’nin sanayileşmede önemli
atılımlara imza atmış illerinde değişik sektörlerde faaliyet gösteren KOBİ’lerin kriz ortamında ve sonrasında bölgeler ve yöreler
itibariyle ne gibi davranışlar gösterdikleri karşılaştırmalı olarak
belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmada ulaşılan sonuç, iller itibariyle küçük
farklılıklar taşısa da, işletmelerin küçülerek ve özkaynaklara
ağırlık vererek ayakta kalma mücadelesi verdikleridir. KOBİ’lerin
finansman konusundaki zorluklarının aşılmasında yerel ve ulusal düzeyde
koordinasyona dayalı işbirliği anlayışının geliştirilerek yardımcı olunması bu
işletmelerin ekonomiye olan mevcut katkılarını daha da arttıracak ve bir bütün
olarak ülkenin ekonomik performansını yükseltecektir.
Implıcatıons of Global Crises for Turkey And
Their Effects On SMEs
Financial crisis, faced in
GİRİŞ
Son zamanlarda hızlı bir
büyüme gösteren uluslararası sermaye hareketleri gelişmekte olan ülkeler için
yapısal reformların desteklenmesi, büyümenin hızlandırılması ve kalkınmanın
desteklenmesi gibi makro ölçekte birçok avantaj sağlanmıştır. Ancak bu avantajların
yanısıra, uluslararası sermayenin, bozuk finansal sistem, devletlerin kötü borçlanma politikaları
yüksek oranda kamu borçlanması, aynı şekilde yüksek oranlara varan kamu
açıkları nedeniyle bazı ülkelerde ciddi sorunlara yol açmakta, avantajların
tersine dönerek büyük krizlere neden olabilmektedir. Bu gelişmeler yaşanırken,
“küresel ekonomi” çerçevesinde dünya ekonomilerinin birbirlerine giderek
entegre olması ve bağlanması sonucunda uluslararası sermaye hareketlerinin
yerel yada bölgesel dalgalanmalardan çok dünya ekonomileri üzerinde etkili
olabileceğini göstermiştir.
Ancak
1995’teki Meksika kriziyle ilk sinyallerini verip 1997’de Tayland
ekonomisindeki yavaşlama politik istikrarsızlıkla patlama yapıp ardından
Malezya, Endonezya, Tayland, Filipinler, Singapur Güney Kore 1998’de ise
Rusya’ya sıçrama yapıp pek çok ülkeyi etkisi altına almayı başaran küresel
kriz, pek çok ülkenin rekabet gücünü olumsuz etkilemiştir. Bu krizin zararları
bu tarihten itibaren ülkemizde de yaşanmıştır. Gerçekte, krizin etkili oluşunda
tutarsız makro ekonomi ve döviz politikaları, kısa vadeli borçlardaki artışlar,
finans kesimindeki yapısal zayıflıkları ve yabancı sermaye yatırımlarını cezbedilememesi ekonomik ve siyasal alandaki istikrarsızlık
nedeniyle krizi kısa sürede atlatması beklenilen Türkiye’de ne yazık ki krizin
olumsuz etkisi altında kalmıştır. Gerçekten, yaşanılan krizlerin ekonomilerin
gelişme motoru olarak görülen ve krizlere dayanıklı olarak kabul edilen KOBİ’ler üzerinde olumsuz etkiler yaratmıştır. Günümüzde
küresel ekonomi ve serbest piyasa mekanizmasının sınır tanımaz yeni kimliği
çerçevesinde yaşanılan küresel krizler özellikle gelişmekte olan ülkelerde bazı
sektörlerdeki KOBİ’lerin krize karşı dayanıklılıkta
başarısız olmuşlardır.
Çalışma,
Türkiye’de küresel krizler çerçevesinde Asya ve Rusya krizinin yıkıcı etkisini
Çorum, Denizli, Gaziantep , K.Maraş ve Kayseri illeri arasında karşılaştırmalı
olarak değerlendirerek Türkiye’deki KOBİ’lerin krizde
ciddi bir etkilenme yaşayıp yaşmadıklarını ve krizin etkilerini geride bırakıp
bırakmadıklarını ortaya koymaya çalışacaktır.
2. KÜRESEL
KRİZLERİN KOBİ’LER ÜZERİNE ETKİLERİNİN BEŞ İLDE KARŞILAŞTIRMALI İNCELENMESİ
2.1
Araştırmanın Amacı
Çalışmanın amacı, Çorum,
Denizli, Gaziantep, K.Maraş ve Kayseri illerinde Asya ve Rusya krizlerinin KOBİ’ler üzerinde etkili olup olamadığını araştırmak ve bu
krizlerde örneklem açısından dikkat çeken konularda
yerel ulusal ve uluslararası düzeyde örneklem
açısından dikkate çeken konularda alınması gereken tedbirleri ortaya koyarak
Türkiye’de KOBİ’lerin sağlıklı gelişimine katkıda
bulunmaktır.
2.2. Araştırmanın Yöntemi
Araştırma,
Çorum, Denizli, Gaziantep, K.Maraş ve Kayseri’de faaliyette bulunan KOBİ’lerin tesadüfi yöntemle seçilmesi yoluyla anket formu
hazırlanarak gerçekleştirilmiştir.
Araştırma
verileri SPSS paket programından
yararlanılarak değerlendirilmiştir.
Araştırmada
dağıtılan ankette Çorum işletmelerinde %60 (54/90), Denizli işletmelerinde %49
(59/120), Gaziantep işletmelerinde %42 (55/130), K.Maraş işletmelerinde %49
(37/75) ve Kayseri işletmelerinde %48 (52/120) geri dönüşüm sağlanmıştır.
Toplamda geri dönüşüm yüzdesi ise %48 (257/535)’dir.
3. ARAŞTIRMA BULGULARININ
DEĞERLENDİRİLMESİ
3.1.İşletme Sahiplerine Yönelik
Soruların Değerlendirmesi
Ankette işletme sahiplerine
yönelik olarak yönelttiğimiz demografik özellikler içerisinde önemli görülen
yaş ve öğrenim durumlarına yer verilmiştir. Diğer demografik özelliklere
çalışmanın sayfa sınırlarını aşmaması nedeniyle yer verilememiştir.
|
Yaş Grupları |
Çorum |
Denizli |
Gaziantep |
K. Maraş |
Kayseri |
|||||
|
F |
% |
F |
% |
F |
% |
F |
% |
F |
% |
|
|
18-24 |
6 |
11.1 |
- |
- |
2 |
3.6 |
1 |
2.7 |
1 |
1.9 |
|
25-34 |
18 |
33.3 |
11 |
18.6 |
12 |
21.8 |
11 |
29.7 |
7 |
13.5 |
|
35-44 |
22 |
40.7 |
31 |
52.5 |
35 |
63.7 |
19 |
51.4 |
23 |
44.2 |
|
45-54 |
8 |
14.8 |
17 |
28.8 |
6 |
10.9 |
6 |
16.2 |
21 |
40.3 |
|
Toplam |
54 |
100.0 |
59 |
100.0 |
55 |
100.0 |
37 |
100.0 |
52 |
100.0 |
İşletme
sahiplerinin yaş durumuna bakıldığında 5 il bazında yönetici yaşının 35-44 yaş
grubunda olduğu görülmektedir. Bu yaş grubunun yönetimde nispeten yoğun olduğu
il %63.7 ile Gaziantep iken en az olduğu il ise %40,7 ile Çorum’dur. Genç
yöneticilerin (25-34 yaş grubu) en fazla yönetimde yer aldığı il olarak %33.3
oranı ile Çorum görülürken, ileri yaş grubunun ağırlıklı yönetimde bulunduğu il
olarak %40,3 oranı ile Kayseri dikkat çekmektedir.
Tablo 2. İşletme Sahiplerinin
Öğrenim Durumları
|
Çorum |
Denizli |
Gaziantep |
K. Maraş |
Kayseri |
||||||
|
F |
% |
F |
% |
F |
% |
F |
% |
F |
% |
|
|
İlkokul |
6 |
11.1 |
2 |
3.4 |
1 |
1.8 |
3 |
8.1 |
3 |
5.8 |
|
Ortaokul |
4 |
7.4 |
7 |
11.9 |
3 |
7.3 |
- |
- |
5 |
9.6 |
|
Lise/Dengi Okul |
22 |
40.7 |
17 |
28.8 |
16 |
29.1 |
12 |
32.4 |
14 |
26.9 |
|
Yükseköğrenim |
22 |
40.7 |
26 |
44.1 |
32 |
58.2 |
20 |
54.1 |
28 |
53.8 |
Yüksek Lisans
|
- |
- |
7 |
11.9 |
2 |
3.6 |
2 |
5.4 |
2 |
3.8 |
Toplam
|
54 |
100.0 |
59 |
100.0 |
55 |
100.0 |
37 |
100.0 |
52 |
100.0 |
İşletme sahiplerinin eğitim
durumu incelendiğinde yüksek öğrenim yapmış yöneticilerin nispeten yönetimde
daha fazla yer aldıkları görülmektedir. İlkokul mezunu işletme sahiplerinin
diğer illere nazaran Çorum’da (%11.1) daha fazla olduğu, yüksek lisans yapan
yöneticilerin ise Denizli ilinde (%11.9) daha fazla olduğu görülmektedir.
Araştırma
sonuçları, işletme sahiplerinin orta yaş grubunda ve yüksek öğrenim mezunu
kişiler olduğunu göstermektedir. Denizli başta olmak üzere, illerde,
yöneticilerin öğrenim düzeyinin giderek yükseldiği görülmektedir. Bu durum KOBİ’lerde geleneksel bakışı temsil eden yaşlı ve düşük
eğitim düzeyine sahip yöneticilerin giderek yönetimde gençlere ve yüksek
öğrenim sahibi yöneticilere yerini bıraktığına işaret etmektedir.
3.2.İşletme
Özelliklerine Yönelik Soruların Değerlendirilmesi
İşletme özelliklerine yönelik
soruların değerlendirilmesinde ise işletmelerin sektörel
dağılımı ve yatırım büyüklüğüne yer verilmiş diğer özellikler değerlendirmeye
dahil edilmemiştir.
Tablo 1. İşletmelerin Sektörel Dağılımı
|
Çorum |
Denizli |
Gaziantep |
K. Maraş |
Kayseri |
||||||
|
F |
% |
F |
% |
F |
% |
F |
% |
F |
% |
|
|
Tekstil ve konfeksiyon |
4 |
7.4 |
44 |
74.6 |
20 |
36.3 |
26 |
70.3 |
13 |
25.0 |
|
Gıda sanayii |
10 |
18.5 |
2 |
3.4 |
11 |
20.0 |
2 |
5.4 |
6 |
11.5 |
|
Metal sanayii |
20 |
37.0 |
5 |
8.5 |
5 |
9.1 |
8 |
21.6 |
16 |
30.8 |
|
Mobilya ve döşeme |
4 |
7.4 |
1 |
1.7 |
1 |
1.8 |
1 |
2.7 |
6 |
11.5 |
Diğer
|
16 |
29.6 |
7 |
11.9 |
18 |
32.7 |
- |
- |
11 |
21.1 |
Toplam
|
54 |
100.0 |
59 |
100.0 |
55 |
100.0 |
37 |
100.0 |
52 |
100.0 |
İşletmelerin
özelliklerine yönelik yöneltilen soruların ilki işletmelerin bulunduğu sektörle
ilgilidir. İşletmelerin sektörel dağılımına
bakıldığında, tekstil, gıda, metal sanayi, mobilya ve döşemecilik ve diğer
sektörlerin araştırmaya katıldıkları görülmektedir. Katılımın sektörel dağılımına bakıldığında Çorum’da (%37) metal
sanayi sektöründe, Denizli (%74.6), Gaziantep’te (%70.3) ve K.Maraş’ta (%70.3)
tekstil sektöründe, Kayseri’de (%30.8) ise metal sanayi sektöründe katılımın
daha yüksek olduğu görülmektedir. Ayrıca G.Antep’te
(%20) gıda sektörü, Kayseri’de ise (%11.5) mobilya sektöründe bulunan KOBİ’lerin katılım yoğunluğu diğer illere göre dikkat
çekmektedir.
Geleneksel
merkezler, İstanbul, Kocaeli, Bursa, Ankara, İzmir, Adana vb. iller yanında son
yıllarda araştırmanın örneklemini oluşturan Çorum,
Denizli, Gaziantep, K.Maraş ve Kayseri’nin de giderek önem kazandığı
görülmektedir. Bu illerden K.Maraş, 1990’lı yılların teşvikli yatırımlarında
%6.4 pay alarak yatırımda 4. il olma başarısını gösterirken, Gaziantep %5.8’lik
payı ile 6. sırada, Kayseri ise daha düşük bir düzeyde olsa da önemli bir
sırada yer alarak ülke genelinde gelişme göstermiştir. 1990’da Gaziantep,
K.Maraş ve Kayseri bir iplik bölgesi oluşturarak iplik yatırımları ile
yıldızlarını parlatmışlardır. 1990-1996 döneminde Çorum dışında kalan 4 il
tekstile yapılan yatırımlarla dikkat çekmiş (Forum, 1997:10-13), ancak küresel
kriz ve iç finansal kriz nedeniyle K.Maraş tekstil
sektörü bunalım yaşamış ve pek çok yatırım yarım kalmıştır. Gaziantep ise 1997
ve 1998’de tekstil sektöründe bir yükselme trendi yakalamış, 1999’da bir
gerileme olsa da ciddi bir bunalım yaşamamıştır.
Çorum’un 1999 yılı ihracatının
önceki yıllara göre düştüğü ve işlem hacminin %21.9 oranında gerileyerek 20
milyon dolara indiği belirtilmektedir. Bu sonuçta Uzak Doğu ve Rusya krizi
başta olmak üzere Çorum’lu işletmelerin önceki
yıllarda yaptıkları bağlantılar bittikten sonra yeni bağlantılar kuramamalarının
etkisi olduğu belirtilmektedir (Müjde,1999:9).
Tablo 2. İşletmenin Sabit Sermaye
Tutarı (Yatırım Büyüklüğü)
|
Yatırım Büyükl. (Bin Dolar) |
Çorum |
Denizli |
Gaziantep |
K. Maraş |
Kayseri |
|||||
|
F |
% |
F |
% |
F |
% |
F |
% |
F |
% |
|
|
Cevapsız |
8 |
14.8 |
- |
- |
- |
- |
4 |
10.8 |
3 |
5.8 |
|
12 |
22.2 |
- |
- |
11 |
20.0 |
4 |
10.8 |
6 |
11.5 |
|
|
100-500 arası |
16 |
29.6 |
10 |
16.9 |
19 |
34.5 |
10 |
27.0 |
8 |
15.4 |
|
500-1 Milyon |
8 |
14.8 |
10 |
16.9 |
7 |
12.7 |
2 |
5.4 |
12 |
23.1 |
1-5 Milyon
|
10 |
18.5 |
25 |
42.4 |
8 |
14.5 |
10 |
27.0 |
16 |
30.8 |
5 Milyondan çok
|
- |
- |
14 |
23.7 |
10 |
18.2 |
7 |
18.9 |
7 |
13.5 |
Toplam
|
54 |
100.0 |
59 |
100.0 |
55 |
100.0 |
37 |
100.0 |
52 |
100.0 |
Sabit
sermaye tutarı bakımından işletmeler karşılaştırıldığında Denizli’deki KOBİ’lerin %42.4’ünün 1-5 milyon dolar, Gaziantep’te KOBİ’lerin %34.5’inin 100-500 bin dolar, Kayseri’de
%30.8’inin 1-5 milyon dolar, Çorum’da da %29.6’sının 100-500 bin dolar,
K.Maraş’ta ise %27’sinin hem 100-500 bin dolar hem de 1-5 milyon dolar arasında
olduğu görülmektedir. İl bazında sabit sermaye yatırım büyüklüğünün iller
arasında Denizli’de yoğunlaştığı görülmektedir.
3.3. İşletmenin Küresel Krizden
Sonraki Finansman Durumu
|
Krizden Etkilenme Durumu |
Çorum |
Denizli |
Gaziantep |
K. Maraş |
Kayseri |
|||||
|
F |
% |
F |
% |
F |
% |
F |
% |
F |
% |
|
|
Tamamen
etkiledi |
24 |
44.4 |
21 |
35.6 |
23 |
411.8 |
13 |
35.1 |
8 |
15.4 |
|
Üretimimiz
azaldı |
14 |
25.9 |
12 |
20.3 |
10 |
18.2 |
12 |
32.4 |
16 |
30.8 |
|
Finansta
sıkıntı arttı |
2 |
3.7 |
1 |
1.7 |
10 |
18.2 |
4 |
10.8 |
9 |
17.3 |
|
Hammadde-
tedarik zorluğu oldu |
- |
- |
9 |
15.3 |
3 |
5.5 |
- |
- |
6 |
11.5 |
Hiç etkilemedi
|
6 |
11.1 |
10 |
16.9 |
4 |
7.3 |
5 |
13.5 |
8 |
15.4 |
Diğer
|
8 |
14.8 |
6 |
10.2 |
5 |
9.0 |
3 |
7.1 |
5 |
9.6 |
Toplam
|
54 |
100 |
59 |
100 |
55 |
100 |
37 |
100 |
52 |
100 |
KOBİ’lerin
Asya ve Rusya krizinden sonra etkilenip etkilenmedikleri sorusuna, bütün
illerde krizin işletme faaliyetlerini “tamamen” etkilediği şeklinde cevap
vermişlerdir. Çorum (%44.4) ve Gaziantep (%41.8) KOBİ’leri
ilk sırada yer almak üzere Denizli (%35.6) ve K.Maraş (%35.1) işletmelerinin bu
seçenekte ağırlıklı yer aldığı görülmektedir. Kayseri KOBİ’leri
%30.8 oranındaki bir katılımla krizin “üretimde azalma yaptığı” seçeneğine
dikkat çekmişlerdir. K.Maraş, Çorum, Denizli ve Gaziantep işletmelerinin ise
ikinci olarak üretim azlığı ve üretimdeki durgunluğa önem verdiği görülmekte,
Gaziantep işletmelerinin ise aynı orandaki bir katılımla finansman sıkıntıları
üzerinde durdukları dikkat çekmektedir. Hammadde zorluğu çeken iller içinde
Denizli(%15.3) yer alırken, aynı ilin krizden hiç etkilenmediğini belirten
işletmelere(%16.9) ev sahipliği yapması dikkat çekicidir.
Dış Ticaret
Müsteşarlığı İhracat Genel Müdürlüğü AR-GE dairesi’nin “Uzakdoğu’da Yaşanan
Krizin Ülkemiz İhracatı Üzerine Yaratacağı Tehditler ve Fırsatlar Üzerine Bir
Çalışma” olarak hazırladığı rapor, Türkiye’nin krizden etkilenmesinin dünya
piyasalarıyla entegrasyonunda ekonomi politikalarında önemli aşamalar
kaydettiğinin bir göstergesi olarak yorumlamakta ve Türkiye’nin en az zararla
hatta yararla çıkmanın yolları üzerinde durmak yoluyla (Akman,1999:55-57)
konunun bütünüyle olumsuz değerlendirilmeyeceğini belirtmektedir. Krizin
yurtiçi mali piyasalar üzerinde önemli bir etkisi olmadığı kabul edilmektedir.
1997’de krizin başladığı Temmuz ve ilerlediği Ekim aylarında ciddi bir
dalgalanma olmamış 1998 itibariyle de kriz etkisiyle İMKB endeksinin uzun
dönemli trendinde ciddi bir bozulma olmadığı görülmüştür. Ancak finansal sistemdeki aksaklıklar ve yapısal bozukluklar,
özellikle finans piyasalarının gözetim ve denetim yetersizliği ve İMKB
bünyesinde oluşturulacak endekse dayalı futures
piyasalarının açılmaması, beklenilen finansal
gelişmeyi de yaratmamıştır. Ayrıca, 1988 yılının son çeyreğinde yoğunlaşan
yurtiçi talep ve üretimdeki daralma, 1999 yılının ilk çeyreğinde ekonomiyi
olumsuz etkilemiş ve aynı dönemde (1999 Ocak-Eylül) ihracatın %6.6 oranında
azalarak 18.6 milyar dolar düzeyinde gerçekleşmesi, Rusya pazarındaki
daralmayla ilgili olmuş, sonuçta finansman maliyetleri yükselmiş, dolar
cinsinden birim ücretlerdeki artış, ihracat performansını olumsuz etkilemiştir
(Forum,1999: 6-7). Özellikle 1998 yılı Ağustos ayından sonra yoğunlaşan Rusya
krizi sonrasında yabancı yatırımcılar Türkiye’den çıkmış, uluslararası
rezervlerimiz önemli miktarda azalmış, dış finansman imkanları daralmıştır. Her
iki krizin etkisiyle, Türkiye 2000 yılına reel
faizlerin yüksek seviyesini devam ettirdiği, kamu açıklarının yükselme
eğilimine girdiği, ekonomik aktivitenin daraldığı ve enflasyon oranının nisbi bir artış gösterdiği bir ortamda girmiş ancak yapısal
reformlar ve yabancı sermayeye yönelik son tedbirlerle gelişme potansiyeline
doğru ilerleme sinyalleri vermeye yavaş yavaş
başlamıştır.
Araştırma bulgularına bakıldığında
işletmelerin bu belirtilen makro ortamdan etkilendiği görülmektedir. Özellikle
Kayseri ilinin 1996’dan 1997’ye Türkiye içindeki ihracat payını 1.17’den
1.09’a; 1998’den 1999’a aynı payın 1.13’den 1.09’a gerilediği (Kayseri Ticaret
ve Sanayi Odası) dikkat çekmektedir. Diğer illerde de ekonomik trend olumsuz
yönde etkilenmiş ancak örneklemde bu trend daha düşük
çıkmıştı
|
Krizin İhracat Hacmine
Etkisi |
Çorum |
Denizli |
Gaziantep |
K. Maraş |
Kayseri |
|||||
|
F |
% |
F |
% |
F |
% |
F |
% |
F |
% |
|
|
Cevapsız (ihracat yapmıyor) |
34 |
63.0 |
19 |
32.2 |
25 |
45.5 |
22 |
59.5 |
16 |
30.8 |
|
Hiç etkilemedi |
10 |
18.5 |
16 |
27.1 |
5 |
9.1 |
4 |
10.8 |
14 |
26.9 |
|
%15 ve altında düşme oldu |
4 |
7.4 |
10 |
16.9 |
1 |
1.8 |
|
|
4 |
7.7 |
|
%16-45 azaldı |
4 |
7.4 |
8 |
13.6 |
14 |
25.5 |
4 |
10.8 |
4 |
7.7 |
|
%46-75azaldı |
- |
- |
4 |
9.8 |
3 |
5.5 |
4 |
10.8 |
7 |
13.4 |
%76-100 azaldı
|
2 |
3.7 |
- |
- |
4 |
7.3 |
3 |
8.1 |
5 |
9.6 |
İhracatımız tamamıyla durdu
|
- |
- |
- |
- |
1 |
1.8 |
- |
- |
- |
- |
Diğer
|
- |
- |
2 |
3.4 |
2 |
3.6 |
- |
- |
2 |
3.8 |
Toplam
|
54 |
100 |
59 |
100 |
55 |
100 |
37 |
100 |
52 |
100 |
KOBİ’lerin krizin
ihracat hacmine etkisine yönelik verdiği cevap Denizli’de %27.1, Kayseri’de
%26.9, Çorum’da %18.5, K.Maraş’ta %10.8 ve Gaziantep’te %9.1 oranında krizin
etkilemediği yönündedir. Bununla birlikte krizin etkilediği yönünde cevap
verenler içerisinde ihracat hacminde %15 ve altında düşme olduğunu belirten
Denizli (%16.9), %16-45 oranında azaldığını belirten Gaziantep (25.5), %46-75
oranında azalma olduğunu belirten
Kayseri işletmeleri (%13.4) dikkat çekmektedir.
İl bazında ihracat rakamlarına
bakıldığında, Çorum irtibat bürosu verilerine göre Çorum’da 1997 yılı
içerisinde gerçekleştirilen ihracat işlem hacmi, bir önceki yıla göre %20
oranında artıp 20 milyon doları bulurken, 1999’da %21.9 oranında düşerek, yine
20 milyon dolarda kalmıştır. Çorum ili ihracatının 1999’da düşmesinin en önemli
nedeni, Rusya krizidir. İhracatının çoğunluğunu Orta Asya Türk Cumhuriyetlerine
yapan Çoruml’lu firmalar, önceki yıllarda yaptıkları
bağlantılar bittikten sonra yeni bağlantılar kuramamışlardır (OAİB,1999: 8-9).
Kayseri ilinin Türkiye içindeki ihracatı 1996’da %1.17’den 1997’de %1.09’a 1998’de
%1.13’den, 1999’da %1.09’a düşmüştür (DİE,1999). Kayseri 1998’de 79 ülkeye
ihracat yapmış, bu ihracatta en büyük payı sırasıyla Avrupa ülkeleri, Orta
Doğu, Rusya, Türkiye Cumhuriyetleri ve Amerika almıştır(Kayseri Sanayi Odası).
Kayseri ihracatındaki düşüşte krizin etkisiyle azalma olan pazar Rusya ve
Türkiye Cumhuriyetleri olmuştur. Denizli sanayinin dünyada ortaya çıkan kriz
karşısında durumu sağlıklı bir yapıda değerlendirdiği (DTO,1999)
belirtilmektedir. Dünya ihracatı 1997’de %10 iken, 1998’de %3.5 dolayında bir
artış kaydetmiştir. Dünya ihracatı dolar bazında 1982’den beri ilk defa 1998
yılında %2 oranında bir daralma olmuştur. Denizli sanayii
1997’de %30, 1998’de ise %2 oranında da olsa bir artışla trendi pozitif
sürdürmüştür (DTO,1999:2). Gaziantep’te son üç yılda yapılan ihracatlara
bakıldığında, 1997’de 649.365.000 dolarlık ihracatın 1998’de 605.389.000
dolara, 1999’da ise 403.080.000 dolara (Ocak-Eylül dönemi) gerilediği
(GTO,1999) görülmektedir. Gaziantep’te 1999’da yapılan ihracatta toplamda %5
düzeyinde bir gerileme yaşandığı belirtilmektedir. Bu değişimde Asya ve Rusya
krizlerinin etkisinin olduğu düşünülmektedir.
|
Krizin Üretim Hacmine
Etkisi |
Çorum |
Denizli |
Gaziantep |
K. Maraş |
Kayseri |
|||||
|
F |
% |
F |
% |
F |
% |
F |
% |
F |
% |
|
|
Cevapsız |
6 |
11.1 |
16 |
27.1 |
8 |
14.5 |
3 |
8.1 |
7 |
13.5 |
|
Hiç etkilemedi |
4 |
7.4 |
12 |
20.3 |
7 |
12.7 |
6 |
16.2 |
17 |
32.7 |
|
%15 ve altında düşme |
8 |
14.8 |
7 |
11.9 |
4 |
7.3 |
- |
- |
4 |
7.7 |
|
%16-45 azaldı |
12 |
22.2 |
15 |
25.4 |
21 |
38.2 |
18 |
48.6 |
13 |
25.0 |
|
%46-75azaldı |
18 |
33.3 |
6 |
10.2 |
14 |
25.4 |
6 |
16.2 |
8 |
15.4 |
%76-100 azaldı
|
2 |
3.7 |
3 |
5.3 |
- |
- |
2 |
5.4 |
3 |
5.8 |
Satışlarımız
durdu
|
2 |
3.7 |
- |
- |
- |
- |
- |
- |
- |
- |
Diğer
|
2 |
3.7 |
- |
- |
1 |
1.8 |
2 |
5.4 |
- |
- |
Toplam
|
54 |
100.0 |
59 |
100.0 |
55 |
100.0 |
37 |
100.0 |
52 |
100.0 |
İstanbul
Sanayi Odası’nın (İSO,1998) “İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-1999” değerlendirme
raporu, krizin asıl KOBİ’leri vurduğunu, küçük ve
orta ölçekli işletmelerin büyük sanayi kuruluşlarına göre daha fazla
etkilediğini göstermektedir. İlk 500 sanayi kuruluşunun %40 azalan kârını,
ikinci 500 büyük %12’lik düşüşle izlemiş ve KOBİ’lerin
yoğun olduğu ikinci 500’de ise 1999’da satışlar reel
olarak %6.5 oranında düşmüştür.
KOBİ’ler
krizin üretim hacmine etkisine yönelik olarak hiç etkilemediği şeklinde cevap
vermişlerdir. Bu seçeneğe yer veren işletmeler iller olarak, %32.7 oranı ile
Kayseri, %20.3 ile Denizli, %16.2 ile K.Maraş, %12.7 ile Gaziantep, %7.4 ile
Çorum şeklinde sıralanmıştır. %15 oranındaki azalışta Çorum (%14.8), %16-45
arasında Gaziantep (%38.2), %46-75 azalışta yine Çorum (%33.8), %76-100
oranındaki azalışta Kayseri (%5.8) işletmeleri yer almışlardır.
Asya ve Rusya krizinin ardından
ortalama olarak %40’lar seviyesinde çıkan devalüasyonlar bu ülkeleri ihracatta,
daha saldırgan bir tutum içine itmiş ve tekstil, demir-çelik, elektronik ve
gıda sektörlerinde sert rekabet koşulları ile karşı karşıya kalınmıştır. Bu
sert rekabet şartlarında ihracat olumsuz etkilenmiştir. Ancak, bilindiği gibi,
dış dengenin sürdürebilir bir yapıda gelişmesi öncelikle ihracat artışına
süreklilik sağlamakla mümkündür. İhracatta sürekli bir artış sağlanması ise
esas olarak bu artışı sağlayabilecek üretim kapasitesinin yaratılmasına ve
dolayısıyla yatırımlara bağlıdır. Ancak kriz nedeniyle pek çok ülke borçları
artarken, en yüksek borçlular içerisinde (ilk 5 borçlu, Brezilya, Meksika, Çin,
G.Kore ve Endonezya ) Türkiye’de 10.sırada yer aldığından, yeni yatırımlar
güçleşmiş ve araştırmada üretim olumsuz etkilenmiştir(Sönmez,1999:21). İller
bazında bu olumsuz etkilenme Çorum ve Gaziantep’te (%46-75 oranında) öne
çıkmaktadır.
|
Krizin İç Piyasa
Fiyatlarına Etkisi |
Çorum |
Denizli |
Gaziantep |
K. Maraş |
Kayseri |
|||||
F |
% |
F |
% |
F |
% |
F |
% |
F |
% |
|
|
Cevapsız |
2 |
3.7 |
15 |
25.4 |
2 |
3.6 |
4 |
10.8 |
4 |
7.7 |
|
Bir önceki yıl ile aynıdır |
20 |
37.0 |
10 |
16.9 |
16 |
29.1 |
9 |
24.3 |
13 |
25.0 |
|
%15 ve altında düşme oldu |
- |
- |
2 |
3.4 |
- |
- |
- |
- |
4 |
7.7 |
|
Önceki
yıla göre %16-45 azaldı |
16 |
29.6 |
6 |
10.2 |
8 |
14.8 |
7 |
18.9 |
8 |
15.4 |
|
Önceki yıla göre % 16-45 arttı |
6 |
11.1 |
9 |
15.2 |
3 |
5.3 |
2 |
5.4 |
6 |
11.6 |
Normal gelişmesini takip etti
|
2 |
3.7 |
12 |
20.3 |
- |
- |
1 |
2.7 |
14 |
26.9 |
Diğer
|
8 |
14.8 |
5 |
8.5 |
26 |
47.2 |
14 |
37.8 |
3 |
5.8 |
Toplam
|
54 |
100 |
59 |
100 |
55 |
100 |
37 |
100 |
52 |
100 |
Krizin iç
piyasa fiyatlarına etkisine bakıldığında Çorum’da %37 oranında işletmelerin bir
önceki yıl ile aynı olduğu, Denizli’de %20.3 oranında, Kayseri’de ise %26.9
oranında “fiyatlarımız normal gelişmesini takip etti” denildiği Gaziantep’te
%47.2 K.Maraş’ta ise %37.8 oranında belirtilen durumların dışında diğer
etkilerin olduğu belirtilmektedir. Bütün illerde ikinci olarak “bir önceki yıl
ile aynıdır” seçeneğine ağırlık verildiği dikkat çekmektedir.
Kriz dönemlerindeki finansal istikrarsızlığın, büyük ekonomik kayıplara neden
olabilecek fiyat hareketlerinden kaynaklandığı bilinmektedir. Fiyatların
ekonomik konjonktürdeki değişimleri yansıtacak şekilde hareket etmemesi,
gelecekteki gelir akışlarının yeniden değerlendirilmesi ya
da iskonto edilen birim fiyatın belirlenmesine neden
olmaktadır. Bu dönemde fiyatlar, normal piyasa şartlarındaki değişmelerden daha
fazla sapma göstermektedir. Ayrıca fiyat hareketlerinin sürekli olması,
belirsizliği artırmakta ve kaynakların yanlış dağılımına katkıda bulunmaktadır.
Krizin araştırma yapılan illerde normal gelişmesini takip etmesi ve bir önceki
yıl ile aynı olması bu illerde söz konusu etkinin beklenen düzeyin altında
kaldığına işaret etmektedir
Tablo 5. Krizin İhracat Fiyatlarına
Etkisi (Dolar Bazında)
|
Krizin
İhracat Fiyatlarına Etkisi |
Çorum |
Denizli |
Gaziantep |
K. Maraş |
Kayseri |
|||||
|
F |
% |
F |
% |
F |
% |
F |
% |
F |
% |
|
|
Cevapsız
(ihracat yok) |
36 |
66.7 |
17 |
28.8 |
25 |
45.5 |
20 |
54.1 |
15 |
28.8 |
|
Bir önceki
yıl ile aynıdır |
8 |
14.8 |
11 |
18.6 |
11 |
20.0 |
8 |
21.6 |
10 |
19.2 |
|
%15 ve
altında düşme oldu |
6 |
11.1 |
13 |
22.0 |
4 |
7.3 |
1 |
2.7 |
7 |
13.5 |
|
Önceki
yıla göre %16-30 azaldı |
2 |
3.7 |
4 |
6.8 |
4 |
7.3 |
2 |
5.4 |
5 |
9.6 |
|
Önceki
yıla göre % 16-30 arttı |
- |
- |
3 |
5.1 |
- |
- |
- |
- |
2 |
3.8 |
Normal
gelişmesini takip etti
|
2 |
3.7 |
11 |
18.6 |
8 |
14.5 |
5 |
13.5 |
11 |
21.2 |
Diğer
|
- |
- |
- |
- |
3 |
5.5 |
1 |
2.7 |
2 |
3.8 |
Toplam
|
54 |
100 |
59 |
100 |
55 |
100 |
37 |
100 |
52 |
100 |
Krizin
ihracat fiyatlarına etkisinin olup olmadığına yönelik sorulara verilen
cevaplarda, işletmelerin “bir önceki yıl ile aynıdır” seçeneğini (ihracat yok
seçeneği hariç) öne çıkardığı görülmektedir.
K.Maraş %21.6 oranındaki bir
katılımla, Gaziantep %20 oranındaki katılımla, Kayseri %19.2 oranı ile,
Denizli%18,6 oranı ile Çorum ise %14.8 oranı ile bu görüşü paylaştıklarını
belirtmişlerdir. “Fiyatlarımız normal gelişmesini takip etti” diyen
işletmelerde Kayseri %21.2 oranıyla ilk sırada bulunurken, Kayseri’yi %18.6
oranı ile Denizli, %14.5 oranı ile Gaziantep, %13.5 oranı ile K.Maraş ve %3.7
oranı ile Çorum takip etmiştir. %15 ve altında düşme yaşandı diye cevap veren
işletmelerde (%22) Denizli’nin, %16-30 oranında azaldı cevabını veren
işletmelerde Kayseri’nin (%9.6), bir önceki yıla göre %16-30 oranında arttı
diyen işletmelerde yine Denizli’nin (%5.1) yer aldığı görülmektedir.
1996 rakamlarında 1 dolar 100.000 TL
iken 1999’da 1 dolar 500.000 TL yükselmesi ile girdi ve uluslararası petrol
fiyatlarındaki yükselme ihracat fiyat artışlarında azalmalara neden oldu.
Araştırmada tüm illerde genel olarak bir önceki yıl seviyesinde kaldığı ya da %15 düzeyinde düşüş yaşandığı görülmektedir. Asya
krizinin Türkiye üzerindeki önemli bir etkisi, Asya pazarında kriz sonrası
yaşanan ekonomik daralma sonucu büyümenin düşmesi ve ülkelerde yerel para
cinsinden ithal malların fiyatlarının yükselmesidir. Türkiye’nin söz konusu
ülkelere sattığı mal grupları incelendiğinde demir-çelik ürünlerinin toplam
ihracatın %75’ini oluşturduğu görülmektedir. Demir-çelik ürünleri ise büyük
ölçü de Çin, Tayvan ve Hong Hong’a ihraç edilmektedir. Bu nedenle Asya
ülkelerine yapılan ihracat olumsuz etkilense de bu etkinin sektör ve miktara
olacak etkisinin sınırlı kalması (Güvenen, 1998:11) söz konusu olmuştur. Çorum,
Denizli, Gaziantep, K.Maraş ve Kayseri 1996 ve 1997 başında (Maraş ve Denizli
özellikle tekstilde) önemli gelişmeler gösterirken kriz ve kriz sonrası yanlış
uygulama ve krize hazırlıklı olmayan yapısal düzenlemelerle büyük sıkıntılar
yaşayarak özelikle K.Maraş ve Çorum vergi ve fon kıskacında kalarak ciddi bir
bunalıma (Forum,1999:50) girmiştir. Sonuç olarak bu dönemde Denizli, K.Maraş ve
Çorum’un 1996 yılında milli gelirdeki artan payları yerini 1997 ve sonraki
yılarda azalan paylara bırakmıştır.
|
Yurt İçi Müşterilerin
Ödemelerinde Aksama |
Çorum |
Denizli |
Gaziantep |
K. Maraş |
Kayseri |
|||||
|
F |
% |
F |
% |
F |
% |
F |
% |
F |
% |
|
|
Cevapsız |
4 |
7.4 |
11 |
18.6 |
4 |
7.3 |
2 |
5.4 |
2 |
3.8 |
|
Hiç aksamadı |
4 |
7.4 |
6 |
10.2 |
6 |
10.9 |
1 |
2.7 |
7 |
13.5 |
|
%10-30
oranında |
6 |
11.1 |
21 |
35.6 |
6 |
10.9 |
3 |
8.1 |
20 |
38.4 |
|
%31-50 oranında |
10 |
18.5 |
14 |
23.7 |
19 |
34.5 |
11 |
29.7 |
12 |
24.1 |
|
Diğer oranlarda aksadı |
20 |
37.0 |
5 |
8.5 |
13 |
23.6 |
11 |
29.7 |
5 |
9.6 |
Tümüyle aksadı
|
10 |
18.5 |
2 |
3.4 |
7 |
12.7 |
7 |
18.9 |
6 |
11.5 |
Toplam
|
54 |
100 |
59 |
100 |
55 |
100 |
37 |
100 |
52 |
100 |
Yurtiçi müşterilerin ödeme
güçlükleri konusundaki KOBİ’lerin verdikleri
cevaplarda illere göre değişiklikler görülmektedir. Çorum (%37) ve K.Maraş
(%29.7) işletmeleri müşterilerin ödemelerinde %50’den daha fazla bir oranda
aksama olduğunu belirtirken, Denizli (%35.6), Kayseri (38.4) işletmeleri %10-30
oranında, Gaziantep işletmeleri ise (%34.5) %31-50 oranında bir aksama olduğunu
belirtmektedir.
İşletmelerin kendilerinin herhangi
bir ödeme sıkıntısı çekmemesine rağmen, müşterilerin değişik oranlarda da olsa
ödeme güçlükleri olduğunu belirtmeleri dikkat çekicidir. Faiz oranlarının
yüksek, borç yapılarının kısa olması ekonomik faaliyetlerde ve nakit akışında
problem yaratarak-özellikle bazı firmaların alacaklı ve borçlu olduğu
fonlardaki vade yapılarının farklı olması, kriz etkisiyle ekonominin genel
olarak kötüye gidişi negatif etki yaratmıştır- firmaların müşterisi oldukları
karşı firmalara borçlarının ödemelerinde sıkıntı yaratmıştır. Araştırmalarda bu
sıkıntının borçlu ve alacaklı firmalar açısından yaşandığı görülmektedir.
|
Yurt Dışı Müşterilerin
Ödemelerinde Aksama |
Çorum |
Denizli |
Gaziantep |
K. Maraş |
Kayseri |
|||||
|
F |
% |
F |
% |
F |
% |
F |
% |
F |
% |
|
|
Cevapsız (ihracat yok) |
38 |
70.4 |
21 |
35.6 |
25 |
45.5 |
24 |
64.9 |
20 |
38.5 |
|
Hiç aksamadı |
6 |
11.1 |
29 |
49.2 |
12 |
21.8 |
7 |
18.9 |
23 |
44.2 |
|
%10-30 oranında |
4 |
7.4 |
6 |
10.2 |
9 |
16.4 |
1 |
2.7 |
7 |
13.4 |
|
%31-50 oranında |
2 |
3.7 |
- |
- |
7 |
12.7 |
4 |
10.8 |
- |
- |
|
Diğer oranlarda aksadı |
4 |
7.4 |
1 |
1.7 |
1 |
1.8 |
- |
- |
1 |
1.9 |
Tümüyle aksadı
|
- |
- |
2 |
3.4 |
1 |
1.8 |
1 |
2.7 |
1 |
1.9 |
Toplam
|
54 |
100 |
59 |
100 |
55 |
100 |
37 |
100 |
52 |
100 |
Yurtdışı müşterilerin ödemelerinde
bir aksaklık olup olmadığına bakıldığında bütün illerde “ödemeler hiç aksamadı”
seçeneği yönünde cevaplamaya gidildiği görülmektedir. Çorum işletmeleri %11.1,
Denizli işletmeleri %49.2, Gaziantep işletmeleri %21.8, K.Maraş işletmeleri
%18.9, Kayseri işletmeleri %44.2 oranında dış müşterilerinin ödeme sorunları
olmadığını belirtmişlerdir. İkinci olarak %10-30 oranında bir aksama olduğunun
belirtilmesi (K.Maraş %31-50 olarak belirtmiştir) bu bulguyu desteklemektedir.
Asya ve Rusya krizleri, piyasa
ekonomisi gelişmeyen ülkelerde, ülke parasının devalüe edilmesi sonucunda döviz
krizleri yaşamasına neden olurken enflasyonun, ılımlı ve istikrarlı olduğu
sanayileşmiş ülkelerde durumun farklı olduğu görülmüştür. Finansal
istikrar nedeniyle, dışsal yardım ve müdahale olmaksızın, finansal
sistemdeki yükümlülüklerini temel kuruluşları yoluyla ve güven içerisinde
yerine getirebilen firmalar alım ve satımında sözleşmelerden kaynaklanan büyük
bir kriz yaşamamış (Crockett,1997:9) bu nedenle
ödemelerde, ekonomik performansı olumsuz etkilenmeyen firmalar fazla bir zorluk
çekmemişlerdir. İller bazında ihraç edilen ürünleri Avrupa ve Amerika’ya satan
firmalar pek güçlük çekmezken, krizden etkilenen Türkiye Cumhuriyetleri, Rusya,
G.Doğu Asya ülkelerine ihraç ürünleri olan işletmeler müşteri ödemelerinde
problemler yaşamışlardır. Oranın azlığı bu konuda ağırlıklı pazarın krizden fazla
etkilenmeyen gelişmiş ülke pazarları olduğunu göstermektedir. Denizli ve
Kayseri Avrupa ve Amerika pazarı ağırlıklı yapıları nedeniyle, bu dönemde dış
müşteri ödemelerinde güçlük yaşamış iller arasındadır.
|
İşletmenin Ödemelerinde
Aksama |
Çorum |
Denizli |
Gaziantep |
K. Maraş |
Kayseri |
|||||
|
F |
% |
F |
% |
F |
% |
F |
% |
F |
% |
|
|
Cevapsız |
8 |
14.8 |
3 |
5.1 |
4 |
7.3 |
3 |
8.1 |
2 |
3.8 |
|
Ödemeler hiç aksamadı |
26 |
48.1 |
37 |
62.7 |
22 |
40.0 |
11 |
29.7 |
31 |
59.6 |
|
%10-30 oranında |
8 |
14.8 |
10 |
17.0 |
18 |
32.7 |
9 |
24.3 |
13 |
24.0 |
|
%31-50 oranında |
- |
- |
6 |
10.2 |
4 |
7.3 |
3 |
8.1 |
4 |
7.7 |
|
Diğer oranlarda aksadı |
8 |
14.8 |
3 |
5.1 |
3 |
5.4 |
7 |
18.9 |
1 |
1.9 |
Tümüyle aksadı
|
- |
- |
- |
- |
4 |
7.3 |
4 |
10.8 |
1 |
1.9 |
Toplam
|
54 |
100 |
59 |
100 |
55 |
100 |
37 |
100 |
52 |
100 |
KOBİ’lerin
işletmede ödeme güçlüğü çekip çekmediklerine yönelik soruya verilen cevaplarda
“ödemeler aksamadı” seçeneğindeki yoğunluk dikkat çekmektedir. Denizli
işletmeleri %62.7 oranı ile ilk sırada yer almışlardır. Kayseri işletmeleri
%59.6 oranı ile, Çorum %48.1 oranı ile, Gaziantep %40 oranı ile, K.Maraş
işletmeleri ise %29.7 oranı ile hiçbir aksaklık yaşamadıklarını
belirtmişlerdir. Bununla birlikte K.Maraş işletmelerinin %24.3’ü, Gaziantep’in
%32.7’si, Kayseri’nin ise %24’ü %10-30 oranında ödemelerde aksama yaşadıklarını
belirtmişlerdir.
Bulgular yaşanılan istikrarsızlık
nedeniyle ihtiyatlı karşılanabilir. Enflasyonun yüksek ve istikrarsız olması,
ahlâki problemler ve fonların yanlış kullanımı dolayısıyla ülke genelinde kriz
döneminde sorunlar yaşanmıştır. Ahlâki tehlike, kredi veren ile kredi alan
arasında faiz çatışmasında yaşanmaktadır. Faiz oranları ne kadar yüksek olursa
olsun , ödünçlerinin batık kredi tehlikesi taşıması nedeniyle yeterli fon
verilmesi söz konusu olmamıştır. Diğer taraftan alınan fonlar işletme
sahiplerinin statü ve güçlerini artıracak verimsiz ve kâr oranı düşük alanlarda
kullanılarak ekonomik savurganlık ortaya çıkmıştır. Prodüktiv
yatırımlara fonları kanalize etme görevini yerine
getiremeyen firma sahipleri ve ortakları, fon girişinin belirli bir süre sonra
kesilmesi ile ekonomik faaliyetlerde kötü durumlarla karşılaşmışlardır.
Araştırmada sorun olarak çıkmamasına karşılık, ülke genelinde ödeme güçlükleri
değişik sektörlerde olmuş, firmaların bir kısmı bankalara geçerken , bir kısım
sahiplerde batık kredi durumuna düşüp firmalarını iflasa götürüp başka bir
firma adı altında kurularak ahlâki tehlike göstermişlerdir. Literatürde “ters
seçim” ve “ahlaki tehlike” (Mishkin, 1992:163) olarak
adlandırılan bu durum kriz döneminde başta Denizli olmak üzere tüm illerde
değişik boyutlarda yaşanmıştır. Örneklem, sosyal
beğenirlik etkisinde bir sonucu temsil etmiyorsa, durum memnuniyet vericidir.
|
Kriz Döneminde Finans
Kaynakları |
Çorum |
Denizli |
Gaziantep |
K. Maraş |
Kayseri |
|||||
|
F |
% |
F |
% |
F |
% |
F |
% |
F |
% |
|
|
Cevapsız (kredi kullanmıyor) |
10 |
18.5 |
11 |
18.6 |
7 |
12.7 |
4 |
10.8 |
8 |
15.4 |
|
Bankalar |
14 |
25.9 |
31 |
52.5 |
9 |
16.4 |
9 |
24.3 |
16 |
30.8 |
|
Ortaklar |
12 |
22.2 |
10 |
16.9 |
23 |
41.8 |
13 |
35.1 |
14 |
26.9 |
|
Eş-dost |
14 |
25.9 |
4 |
6.8 |
3 |
5.5 |
7 |
18.9 |
5 |
9.6 |
|
Serbest piyasa |
2 |
3.7 |
- |
- |
8 |
14.5 |
- |
- |
- |
- |
Özel finans kurumları
|
- |
- |
1 |
1.7 |
1 |
1.8 |
1 |
2.7 |
4 |
7.7 |
Diğer
|
2 |
3.7 |
2 |
3.4 |
4 |
7.3 |
3 |
8.1 |
5 |
9.6 |
Toplam
|
54 |
100 |
59 |
100 |
55 |
100 |
37 |
100 |
52 |
100 |
Kriz döneminde KOBİ’lerin
finans ihtiyacının karşılandığı yerler iller bazında farklılık göstermektedir.
Çorum işletmeleri %25.9, Denizli%52.5, Kayseri %30.8 oranı ile ilk sırada
“bankalar” seçeneğine yer verirken, Gaziantep %41.8, K.Maraş %35.1 oranı ile
ortaklar demişlerdir. Eş-dost seçeneği Çorum %25.9 ve K.Maraş’ta %18.9 yüksek
değerlerde çıkmıştır.
Asya ve Rusya krizinin makro ölçekte
en fazla etkili olduğu ülkelerin finansal krizi
doğuracak etkenlere sahip olan ülkeler olduğu konusunda otoriterler fikir
birliğine varmışlardır. Bu nedenler arasında bozuk finansal
sistem, devletlerin bozuk borçlanma yapıları, yüksek oranda kamu borçlanması,
yüksek oranlara varan kamu alacakları (İSO, 1998:15) sayılabilir. Makro
ölçekteki bu etkenlerin mikro ölçekteki varlığının iller bazında etkili
olduğunu belirtebiliriz. Şöyle ki, tasarrufların “gayrimenkul ve lüks yatırımlar gibi geri
ödeme kapasitesi düşük sektör ve alanlara yönlendirilmesi finansal
sistemlerin kontrol-denetim-gözetim sistemlerinin yetersizliği muhasebe
fonksiyonunun etkin yapılandırılmaması nedeniyle üretilen malın maliyetinin
altında satışların yapılması, hızlı büyümede temelin borçlanmaya dayandırılması
önemli etkenlerdir. Araştırma kapsamında illerde bankalardan alınan kredilerin
zamanında ödenmemesi kriz sonrası firmaları güç durumlara düşürmüştür. Denizli,
Kayseri ve Çorum KOBİ’lerinin bir çoğu bu bozuk finansal sistem nedeniyle ayakta kalamamıştır.
|
Kriz Döneminde Bankalarla
İlişkiler |
Çorum |
Denizli |
Gaziantep |
K. Maraş |
Kayseri |
|||||
|
F |
% |
F |
% |
F |
% |
F |
% |
F |
% |
|
|
Cevapsız |
8 |
14.8 |
5 |
8.5 |
7 |
12.7 |
7 |
18.9 |
3 |
5.8 |
|
İlişkileri dondurduk |
6 |
11.1 |
3 |
5.1 |
4 |
7.3 |
5 |
13.5 |
1 |
1.9 |
|
Geçici sıkıntılar oldu |
18 |
33.3 |
21 |
35.6 |
25 |
45.5 |
16 |
43.2 |
16 |
30.8 |
|
Hiçbir sıkıntı olmadı |
18 |
33.3 |
28 |
47.5 |
10 |
18.2 |
8 |
21.6 |
31 |
59.6 |
Diğer
|
4 |
7.4 |
2 |
3.4 |
9 |
16.4 |
1 |
2.7 |
1 |
1.9 |
Toplam
|
54 |
100 |
59 |
100 |
55 |
100 |
37 |
100 |
52 |
100 |
Kriz
döneminde bankalarla ilişkileri açısından KOBİ’lerin
verdikleri cevaplar “geçici sıkıntılar oldu” seçeneği ile “hiçbir sıkıntı
olmadı” seçeneği üzerinde yoğunlaşmaktadır. Çorum işletmeleri %33.3 oranında
her iki seçeneğe aynı değerde yer verirken , Denizli işletmeleri %47.5 oranı
ile sıkıntısının olmadığı , %35.6 oranı ile geçici sıkıntısı olduğu, Gaziantep
işletmeleri %45.5 oranı ile geçici olarak sıkıntı çektiği , %18.7 oranı ile
hiçbir problemi olmadığı, K.Maraş işletmeleri %43.2 oranı ile geçici olarak
olduğu , %21.6 oranı ile olmadığı, Kayseri işletmeleri ise %59.6 oranı ile
hiçbir problemi olmadığı %30.8 oranı ile de geçici sıkıntıları olduğunu
belirtmişlerdir.
Kriz sürecinde enflasyon baskısı ve
faiz oranlarının yükselmesi, firmaların bilançolarını kötüleştirerek aldığı
kredileri yeniden ödeyebilme gücünü azaltmaktadır. Böyle bir dönemde ,
bankalardaki mevduatı güvence altına almaya yönelik tedbirlerin yokluğu söz
konusu olduğunda durum daha da ağırlaşarak banka panikleri yaratmaktadır. Banka
panikleri ise bir bankadan diğerine yayılarak sağlıklı bankaları da tehdit etmektedir. Mevduat sahiplerinin
bankaların fonlarının niteliği konusunda bilgi sahibi olmaması ve kendi
mevduatlarının güvenliğinden korkmaları, mevduatlarını çekmeye onları yönlendirirken,
fonların azalması sonucunda da banka iflaslarını arttırmaktadır. Asya Krizi’nin
etkisiyle 1997 yılına göre 1998 yılında gelişmekte olan ülkelere sermaye
akışlarının 260 milyar dolardan 152 milyar dolara gerilemesi (The Economist, 1999:114) buna
dünya genelinde örnek oluştururken, Türkiye’de aynı sürecin birkaç bankada
yaşanması ve güncel olarak devamlılık göstermesi konuyu önemli kılmıştır. Yerel
bazda illerde örneklem dahilinde böyle bir negatif
etkinin geçici olması ya da yaşanmaması finansal krizin etkisini azaltmıştır.
|
Şirket Birleşmesi Modelleri |
Çorum |
Denizli |
Gaziantep |
K. Maraş |
Kayseri |
|||||
|
F |
% |
F |
% |
F |
% |
F |
% |
F |
% |
|
|
Cevapsız |
20 |
37.0 |
15 |
25.4 |
23 |
41.8 |
20 |
54.1 |
19 |
36.5 |
|
Benzer
ürün üreten şirketlerle birleşmek |
4 |
7.4 |
7 |
11.9 |
10 |
18.2 |
5 |
13.5 |
7 |
13.5 |
|
Tamamlayıcı
mal üreten şirketlerle birleşmek |
2 |
3.7 |
5 |
8.5 |
2 |
3.6 |
2 |
5.4 |
3 |
5.8 |
|
Hammadde
ve girdi üreten şirketlerle birleşmek |
6 |
11.1 |
6 |
10.2 |
6 |
10.9 |
2 |
5.4 |
2 |
3.8 |
|
Ürünün
satış ve pazarlamasını sağlayacak şirketlerle birleşmek |
8 |
14.8 |
5 |
8.5 |
6 |
10.9 |
5 |
13.5 |
7 |
13.5 |
Farklı ürün üreten şirketlerle
birleşmek
|
- |
- |
3 |
5.1 |
1 |
1.8 |
2 |
5.4 |
2 |
3.8 |
Teknoloji transferi ve yeni
pazar imkanı sağlayacak yabancı şirketlerle birleşmek
|
14 |
25.9 |
18 |
30.5 |
7 |
12.7 |
1 |
2.7 |
12 |
23.1 |
Toplam
|
54 |
100 |
59 |
100 |
55 |
100 |
37 |
100 |
52 |
100 |
KOBİ’lerin
krizden çıkış için şirket birleşmelerini düşündükleri taktirde izleyecekleri
yöntem konusunda farklılaştıkları görülmektedir. Şirket birleşmelerinde
“teknoloji transferi ve yeni pazar imkanını sağlayan şirketleri” tercih
edeceğini belirten iller sıralamasında Denizli %30.5 oranı ile ilk sırayı
alırken, Çorum %25.9 ile ikinci Kayseri ise %23.1ile üçüncü sırada yer
almaktadır. “Ürünün satış ve pazarlamasını sağlayacak şirketlerle” birleşmeyi
tercih eden iller sıralamasında Çorum %14.8 oranı ile ilk sırada yer alırken,
onu %13.5 oranıyla K.Maraş ve Kayseri izlemekte, bu illeri ise %10.9 ile
Gaziantep takip etmektedir. “Benzer ürün üreten şirketlerle” birleşmek isteyen
işletmelerde ise Gaziantep %18.2 oranı ile ilk sırada yer alırken onu %13.5 ile
K.Maraş ve Kayseri izlemekte, Denizli ise %11.9 oranı ile üçüncü sırada
gelmektedir.
İşletmeler büyüdükçe ve rekabet
arttıkça, özellikle katma değeri, teknolojik payı yüksek ürünlerde, maliyetlerde
yükselmekte ve eski rantabilite kalmamakta, pazar çok
sayıda işletmeye dar gelmektedir. Küreselleşmenin yaygınlaşması, dış rekabetin
keskinleşmesi ve dış pazarlarda rekabetin öncelik kazanması küresel bir yeniden
yapılanma yaratarak yeni bir dönemin açılmasına neden oldu. Bu da birleşmeler
dönemi oldu. Dünyanın en büyük şirketleri finans sektörü, petrol endüstrisi,
otomotiv ve kimya sektöründe şok biçimdeki birleşmelerle (Daimler Benz, Chryler’ı aldı, Total Petrofinayı aldı, AOL,
Netscape ve Sun Microsytems’la birleşiyor, IBM ve
Lotus, Chase ve Chemical
banka birleşmeleri vb.) rekabetten güçlenerek çıkma yolları aramış ve pek çoğu
büyük başarılar yakalamışlardır.
Ortaya çıkan bu oluşumda rol alan
faktörler arasında, hammaddeyi daha ucuza satın almak, bir dağıtım hattıyla
daha çok ürün piyasaya sürmek maliyetleri düşürerek ya
da daha fazla pazar payı kaparak kâr satışı sağlamak vb. yer almaktadır (Beamish, Killing ve Diğ., 1991:72). Bu tür birleşmelerdeki başarı şartları
olarak da bütünleştirici ve tamamlayıcı teknik beceri ve kaynaklar, işbirliği
kültürü, uyumlu amaçlar ve risk paylaşımı
üzerinde durulmaktadır.
Araştırmada ortaya çıktığı şekliyle
birleşmelerde teknoloji transferi ve pazar sorunun çözümü öncelik
kazanmaktadır. Ülkemizde de yabancı işletmelerle birleşmelerde teknoloji
üretimi ve geliştirmenin ağırlık kazanması (Oktay, 1997:125) ulusal bir
önceliğin paralelliği olarak değerlendirilebilir.
SONUÇ:
Son
zamanlarda hızlı bir büyüme gösteren uluslararası sermaye hareketleri
gelişmekte olan ülkeler için yapısal reformların desteklenmesi,büyümenin
hızlandırılması ve kalkınmanın desteklenmesi gibi makro ölçüde birçok avantaj
sağlamıştır. Ancak bu avantajların yanısıra,
uluslararası sermaye, bozuk finansal sistem,
devletlerin kötü borçlanma politikaları, yüksek oranda kamu borçlanması, aynı
şekilde yüksek oranlara varan kamu açıkları nedeniyle bazı ülkelerde ciddi
sorunlara yol açmakta, avantajların tersine dönerek büyük krizlere neden
olabilmektedir. Bu gelişmeler yaşanırken, “küresel ekonomi” çerçevesinde dünya
ekonomilerinin birbirlerine giderek entegre olması ve bağlanması sonucunda
uluslararası sermaye hareketlerinin yerel ya da
bölgesel dalgalanmalardan çok dünya ekonomileri üzerinde etkili olabileceğini
göstermiştir.
Ancak 1995’deki Meksika kriziyle ilk
sinyallerini verip 1997’de Tayland ekonomisindeki yavaşlama politik
istikrarsızlıkla patlama yapıp oradan Malezya, Endonezya, Tayvan, Filipinler,
Singapur ve G.Kore’ye 1998’de ise Rusya’ya sıçrama yapıp pek çok ülkeyi etkisi
altına almaya başaran küresel kriz, pek çok ülkenin rekabet gücünü olumsuz
etkilemiştir. Bu krizin olumsuz etkileri bu tarihten itibaren ülkemizde de
yaşanmıştır. Gerçekte krizin etkili oluşunda tutarsız makro ekonomi ve döviz
politikaları, kısa vadeli borçlardaki artışlar, finans kesimindeki yapısal
zayıflıkların ve yabancı sermaye yatırımlarının cezbedilememesi
vb. faktörlerin etkili olduğu kabul edilmektedir. Ekonomik ve siyasal alandaki
istikrarsızlık nedeniyle krizi kısa sürede atlatması beklenilen Türkiye de ne yazıkki krizin olumsuz etkisi altında kalmıştır.
Dış ticaretimizi hatta ekonomimizi
önemli ölçüde etkileyen G.Doğu Asya Krizi’nin Anadolu’daki yayılması, bu
ülkelerde uygulanan % 40’lar civarındaki devalüasyonlar sonucunda ülkelerin
ihracatta saldırgan bir tutum içine girmesi ve sürekli fiyat kırarak başta
tekstil sektörü olmak üzere demir-çelik, elektrik ve elektronik, otomotiv
sektöründe rekabetin giderek sertleşmesine bağlanabilir. Özellikle krizdeki
ülkelerle olan ticaretinde açık vermeye başlayan Türkiye’nin, bu ülkelerin
krizi atlatmak için aldıkları ithalatı kısma kararı sonrasında bu ülkelere
yaptığı ihracat giderek zorlaşmış ve daha olumsuz sonuçlara ortam
hazırlanmıştır. Sonuçta bu olumsuzluklar ülkeye yayılarak etkisini
sürdürmüştür. Başka bir deyişle mikro alanda
İller bazında krizin etkisi devam ederek ekonomik tablo daha da
ağırlaşmıştır.
Bu olumsuz sonuçlar önemli gelişmeler kaydeden
illerde de yaşanmıştır. 1990-1996 yıları arasındaki ekonomik performanslarıyla
Türkiye genelinde dikkat çeken K.Maraş, Gaziantep, Denizli, Kayseri ve Çorum
“yıldızı parlayan kentler” olarak gündeme gelmiş olmakla beraber krizden
olumsuz etkilenmekten uzak kalamamışlardır. Gerçekten gelişme döneminde K.Maraş
1990’lı yılların teşvikli yatırımlarında %6,4 pay alarak yatırımda dördüncü il
olma başarısını göstermiş Gaziantep %5,8’lik “bir iplik bölgesi” olmuştur.
Türkiye’nin iplik üreten 103 firmasından 77’si bu bölgede kurulu hale
geldi(Forum,1997:8-14). Denizli ise tekstile yapılan yatırımların etkisiyle
1990’lı yılların yatırımlardan %2.4’lük pay alarak en çok yatırım yapılan 10.
il olmuştur. Benzer şekilde Kayseri
tekstil ile ev tekstili ve makine sanayiindeki
yatırımlarla 11. il olmuştur. Ancak yaşanan kriz bu illeri etkisi altına alarak
gelişme potansiyellerini olumsuz etkilemiş ihracat gerilemeye başlamıştır.
İllerin kriz ortamındaki durumunu güçlendirmeye yönelik olan, yani işletmelerin
üretim kapasitesini ihracata ilişkin pazar kapasitesi ve payını arttırmaya
yönelik olarak uygulanan teşviklerin yönlendirilmesinde 1999 yılında öncelikli
olan illerde Gaziantep ve K.Maraş’ın varlığı (Teletar,
2000:103) dikkat çekerken Çorum, Denizli ve Kayseri yer almıştır.
Araştırma bulguları dikkate
alındığında, KOBİ’lerin mevcut durum ve özellikleri
ile dünya ile entegrasyon sürecine girişi ifade eden küreselleşme sürecinde,
sürecin dayandığı sistem ve anlayışlarda rekabet gücü kazanacak şekilde bir
stratejik yapılanma gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Çünkü iç pazarın ötesinde
uluslararası piyasalardaki gelişmeleri analiz etmek, ülkelerin oluşturdukları
grupların entegrasyon hareketlerini ve sermayenin hareketliliğini yakından
incelemek, iş potansiyelini, işletme kapasitesini, kurumsal kültürü buna göre
dönüştürmek kaçınılmaz görünmektedir. Ülkemiz ve illerimizin rekabet koşullarında
proaktif yaklaşımları ve etkileşim modeli temelli
stratejik kararları verecek değişiklikleri gerçekleştirmesi kaçınılmaz
görünmektedir. Bu çerçevede KOBİ’lerin:
.
Yeni üretim ve yönetim tekniklerine teknolojik gelişmelere hızla uyum
gösterme yönünde önemli hareket kabiliyeti kazanması gerekmektedir. Özellikle KOBİ’lerin
mevcut yapılarında gördüğümüz(aile ortaklığı, profesyonellerden yeteri kadar
yaralanmama, dar bakış açısı vb.) geleneksel kalıpların dışına çıkarak
küreselleşen dünyaya uyum sağlayacak şekilde yeni yönetim ve üretim
tekniklerini kullanmaya , bilgiye ve bilgi teknolojilerine etkin ve başarılı
bir ihracat yapılanması için yer vermeye çalışmaları hayati önem taşımaktadır.
Böylece geri teknoloji kullanımı, kalite bilinci yetersizliği, alıcı ve satıcı
piyasalarına yönelik geleneksel yaklaşım, aşırı ve dengesiz büyüme eğilimi
taşımı vb. sorunlarla uğraşmak yerine dünya KOBİ’leriyle
yenilik ve yaratıcı bir temelde ihracat payını arttırmaya çalışacaktır.
.
Sermaye ve bilgi yetersizliği nedeniyle yurtdışı pazarlara açılmada güçlük
çeken KOBİ’lerin ihracata yönelik yeniden
yapılandırılmasında, ihracat pazarları hakkında bilgi ve danışmanlık desteği
verecek, firma veya sektörler adına pazar araştırması yapacak, KOBİ’lerin pazarlama ve ihracat işlemlerini yapacak
şirketlerin ve konsorsiyumların kurulması ayrıca daha hızlı büyüme ve daha
etkin kaynak kullanımının sağlanacağı şekilde stratejik işbirlikleri
oluşturarak rekabet gücünün geliştirilmesi gerekmektedir.
.
Rekabet gücünü artırmada devletin de istikrarlı bir ekonomi sağlama görevi
vardır. Devletin kamu sektörünü küçülterek, kamu harcamalarını azaltması, hızlı
bir özelleştirmeyi gerçekleştirmesi, özelleştirme içerisine yabancı sermayeyi
çekecek şekilde yeni düzenlemeler yapması, döviz kurlarını dengeli tutması,
faiz oranları ve enflasyonu düşürmesi, para ve fiyat istikrarını sağlaması
gerekmektedir. Bu makro ekonomik koşullar düzelmedikçe tasarruf ve yatırımların
teşvik edilmesi, ihracatın artması, işbirliği yapacak şekilde ülkeye
uluslararası sermayenin çekilmesi mümkün görünmemektedir.
.
İhracatta iller düzeyinde ve ülke genelindeki uyuşukluğu çözecek şekilde para
ve sermaye piyasalarının düzenlenmesi bankacılık sisteminin ise ciddi şekilde
tamir edilmesi gerekmektedir. Özellikle hukuki alt yapıya dayalı bir sistem
kurmak ve girişimciyi teşvik edecek şekilde finans piyasalarını liberalleştirme
gerekmektedir. Aksi taktirde girişimciler sürekli erteleme yapacak ve ülke
dünyada kaynaklar yeniden dağılırken yarattığı belirsizlik ve güvensizlik nedeniyle
uluslararası alanda kabul görmeyecek ve güç kaybedecektir.
Sonuç olarak küreselleşmenin giderek
pekiştiği bir ortamda küreselleşmeyi anlama ve o yönde ekonomik avantaj
sağlayacak şekilde KOBİ’lerin ihracata yönlendirme
çabası önemlidir. “Akıllı bir kaptan gemisinin burnunu dalgaya vermez çünkü
batar” sözü KOBİ’lerin dalgalandırma yaratan
özelliklerden hızla arınarak, iç pazar, sosyal yapı ve stratejik
potansiyelimizi riskleri azaltacak büyümeye yönelik pozisyon almaya
odaklamaları gerekliliğini ortaya koymaktadır. Bunlar yapıldığı taktirde,
küresel hayatın dinamiği olmaya devam edecek krizlerin aslında çok kötü
olmadığı gerçeği anlaşılacak ve kıyasıya bir yarışta hırpalanmadan ayakta
kalmak mümkün olacaktır.
AKMAN, V.(1999), Gelecek Yüzyılın Gündemi, Rota
Yayınları, İstanbul.
BEAMISH, W. KILLING J,P VE DİĞ. (1995), “Strategic
Alliance : Choose Your Partners”, Lorg Range Planning, v.28, S.3
CROCKETT, A. (1997), Why Is Financial Stability
A Goal of Public Policy, Maintaning Financial Stabilitiy In A Global Economy, The Fedaral Reserve
Bank of Kansas City.
DİE, (1999), İstatistik Yıllığı
DTO, (1999), Ekonomik Yönü İle Denizli, Denizli Ticaret Odası
Yayınları:26,Denizli
EKONOMİK FORUM (1997), Yıldızı Parlayan Kentler
FORUM, (1997), Yıldızı Parlayan Kentler
FORUM, (1998), “KOBİ Teşvikleri Firmaların Yüzde
5’ine” Yıl:5, sayı:11
FORUM,(1999), “Türkiye’nin Parlayan Yıldızı Denizli
Krizle Boğuşuyor” Yıl:1, sayı:8
GTO (1999), Gaziantep 1999 Ekonomik Faaliyet Raporu, Gaziantep Ticaret Odası,
Gaziantep.
GÜVENEN, O. (1998), “Asya Krizine Önlem: Ekonomide
Küçülme, Forum Dergisi, Yıl:5,
sayı:3
İSO (1998), Asya
Krizi ve Körfez Krizinin Türk Ekonomisine Etkisi, s:384.
İSTANBUL SANAYİ ODASI. (1998) Şirketler İçin Sinerjık
Bir İşbirliği Yolu: Ortak Girişimler, İSO, İstanbul.
MISHKIN, F.S. (1992), The Economics of Money Banking
and Finans Markets, Harper Collins Publishers
MÜJDE, R.A. (1999), Çorum 1999 Yılı Faaliyet Raporu, T.C. Başbakanlık Orta Anadolu
İhracatçıları Birlikleri Genel Sekreterliği, Çorum.
OKTAY, M. (1997), Şirketler
İçin Stratejik İşbirliği Yolu: Ortak Girişimler, İstanbul Sanayi Odası
Gümrük Birliği Danışma Ofisi Yayın No: 6, İstanbul
T.C Başbakanlık Orta Anadolu İhracatçıları Birlikleri
1999 Faaliyet Raporu, Çorum.
TELATAR, E. (2000), Ekonomik Gelişme ve Teşvikler ve Sivas, Türkiye Ekonomi Kurumu,
Ankara.
THE ECONOMİST. (1997), “75 Yabancı Şirket Türk Ortak
Arıyor” S.16-21