TÜRKİYE’DE ENFLASYON ve VERGİ KANUNLARINDAKİ MAKTU HADLERİN BU GELİŞME KARŞISINDAKİ DURUMLARI
Dr. Muhammet AKDİŞ
I – GİRİŞ
Türkiye, ekonomik gelişmesi enflasyon baskısı altında bulunan ülkelerden biridir. Bu güne kadar uygulanmış ve uygulanmakta olan çeşitli ekonomik tedbirlere rağmen, enflasyonun kontrol edilebilmesi yönünde ciddi mesafeler alınamamıştır.
Enflasyonun kontrol edilebilmesi için uygulanan maliye politikaları da gerek etkin bir şekilde uygulanamaması, gerekse etkinliği sağlamaya yönelik düzenlemelerdeki eksiklikler nedeniyle beklenen başarıyı verememişlerdir.
Enflasyonun kontrol altında tutulamaması, vergi kanunlarındaki maktu hadlerin de erozyona uğramasına sebep olmaktadır. Vergi kanunlarında belli edilen maktu hadlerdeki enflasyon aşındırmasının telafi edilebilmesi için ise, bu hadlerin zaman zaman arttırılması gerekmektedir. Ancak, artırımların her zaman enflasyon oranı göz önünde tutularak yapıldığını söylemek de güçtür.
Bu çalışmamızda, enflasyon olayı ile birlikte, ekonominin büyük bir kesimini kapsamına alan Gelir ve bütün mükelleflerin tabi olduğu Vergi Usul Kanunları ile binek aracına sahip olan herkesi ilgilendiren Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu’nda en çok uygulandığını düşündüğümüz maktu hadlerin 1987 – 1994 yılları arasında gösterdiği gelişmeler ve bu yıllardaki enflasyon oranları karşısındaki durumları ortaya konulmaya çalışılacaktır. Maddeler itibariyle gerçekleşen değişmelerin enflasyon dışındaki saikleri üzerindeki yorum ve değerlendirmeler ise başka daha kapsamlı araştırmalara bırakılmıştır.
II –
TÜRKİYE’DE KARŞILAŞILAN ENFLASYON SORUNUNUN BOYUTLARI
Ülkemiz, uzun yıllardan beri enflasyon kıskacının içinde bulunmaktadır. Bu darboğazın bir türlü aşılamamış olması, toplumda belirli bir kötümserliğin ve karamsarlığın da yayılmasına yol açmıştır.
Tablo 1, Türkiye’de 1987 yılından itibaren yaşanan fiyat gelişmelerini
göstermektedir.
Tablo: 1
Türkiye’de
Fiyatlar Genel Düzeyindeki Gelişmeler
(1987 = 100)
|
Yıllar 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 |
Top. E. F. Endeksi 100 170,5 279,5 425,7 661,4 1072,0 1698,0 3747,5 |
Artış - 71 64 52 55 62 58 121 |
Tük. Fiy. Endeksi 100 173,7 283,6 454,6 754,5 1281,1 2131,2 4396,7 |
Artış(%) - 74 63 60 66 70 66 106 |
Kaynak: D.İ.E.’nin 1987 = 100 Bazlı Endeksi
Esas Alınarak Tarafımızdan Düzenlenmiştir.
Tablo 1’in incelenmesi ile görüleceği gibi, 1987 – 1992 arası dönemde Türkiye’de toptan eşya fiyatları 12 kat, tüketici fiyatları ise, yaklaşık 10 kat artmıştır. Yıllar itibariyle de bu artışlar tüketici fiyatlarında % 60’ın, toptan fiyatlarda ise % 50’nin altına düşmemiştir.
Enflasyon oranları ile vergi kanunlarındaki maktu hadlerin artış oranları arasındaki karşılaştırmalara geçmeden önce, enflasyon ve enflasyon sorununa yol açan nedenler konusunda kısa bir bilgi verilmesi yararlı olacaktır.
Enflasyon, parasal gelirdeki fiili büyümenin, üretimdeki fiili büyümeden daha fazla olması; başka bir ifade ile, fiyatlar genel seviyesindeki devamlı ve önemli ölçüdeki artışlar olarak tanımlanmaktadır (Johnson, s. 196).
Tanımı konusunda az-çok birleşilebilen enflasyon sorunun sebepleri ve önlenme çareleri üzerinde fikir birliği sağlanabilmiş değildir. Her devrin ekonomisti, devrinin ve ülkesinin özelliklerini göz önünde tutarak, enflasyonun teşhisi ve tedavisi konusundaki fikirlerini ifade etmiştir.
Ana başlıkları ile özetlemek gerekirse; klasik iktisadi düşünce, enflasyonun para miktarındaki artışlardan kaynaklandığını ve tedavisinin de para miktarını azaltmakta olduğunu belirtmiştir. D. Ricardo’nun “para miktarı ile genel fiyat seviyesi aynı yönde ve aynı oranda değişir” sözü bu konudaki kesin anlayışı ortaya koymuştur (Kazgan, s. 62).
Klasik enflasyon teorisinin dayandığı miktar teorisi yaklaşımını yeni bir yorumla ele alan neo-klasik yaklaşım ve Friedman’cı teori de, toplam arz miktarından fazla olarak artan para miktarının enflasyonun tek sorumlusu olduğunu savunmaktadır (Friedman M. and R., s. 297).
İktisat teorisinde devrim diye tanımlanan düşüncelerin sahibi olan Keynes ve Keynezyen Okul, enflasyonun, toplam arz ile toplam talep arasındaki açıklıktan kaynaklandığını, toplam arzın arttırılabilmesi için uygulanacak tedbirlerin kısa dönemde toplam talebin daha önce ve daha fazla oranda artmasına yol açtığını; bu nedenle, toplam talebin kontrol edilmesi ile enflasyonun kontrol edilebileceğini açıklamaktadır (İşgüden, s. 190).
Daha ziyade Birleşmiş Milletlerin Latin Amerika için Ekonomi Komisyonu (UNECLA) tarafından yapılmış çalışmalarla ortaya konmuş bulunan Yapısal Enflasyon Yaklaşımı ise, enflasyonun nedenlerini daha çok ekonominin temelindeki bozukluklarda ve dengesizliklerde aramaktadır. Herhangi bir nedenle başlayan enflasyon, ekonomideki bu yapısal bozukluklar nedeni ile bir türlü önlenememekte ve kronik bir hal almaktadır (Yılmaz, s. 134).
Son yıllarda rağbet bulan Rasyonel Beklentiler Okulu, enflasyonun sebebi olarak fertlerin rasyonel hareket ettiklerini, ekonomide uygulanan enflasyonu önleyici tedbirlere karşı hemen karşı reaksiyon göstererek bu tedbirlerin başarılı olmasını önlediklerini, enflasyonu engelleyebilecek tedbirlerin ancak şok tedbirler olabileceğini açıklamaktadır (Sorgent, s. 188).
Günümüz ekonomik dünyasının revaçtaki teorilerinden birisi olan Arz-Yönlü iktisat, arzı artırcı engeller nedeniyle enflasyonun azgınlaştığını; arzı arttırıcı vergi vb. politika tedbirleri ile enflasyon sorununu çözüme kavuşturulabileceğini izah etmektedir (Gramley, s. 145-151).
Görüldüğü gibi, enflasyon sorunun kaynağı ve çaresi konusunda iktisatçılar arasında bir fikir birliği bulunmamaktadır. Ancak, enflasyon sorununun, özellikle kronik enflasyon sorununun kıskacında olan ülkelerin, tüm enflasyon tedbirlerinden alacağı ve uygulayacağı değişik ekonomik tedbirler bulunmaktadır. Bu tedbirlerin yaygın bir şekilde tartışılanı ise, “Endeksleme”dir.
Teorik açıklamaların ortaya koyduğu teşhis ve tedaviler doğrultusunda enflasyonu önlemeye yönelik olarak teklif edilen tedbirlerden bir tanesi “Endeksleme”dir. Endeksleme, ücretleri, faiz oranlarını, kira kontratlarını, borçları, devlet alacaklarını vb. enflasyon oranındaki değişikliklere göre ayarlamak demektir.
Endeksleme ile fiyat, ücret, kira vb. konulardaki enflasyon beklentisinin kırılacağı; böylece, enflasyonu önlemeye yönelik tedbirlerin daha başarılı olacağı düşünülür (Trevithick, s. 156 vd.). nitekim hiperenflasyon sürecini kontrol edebilmiş olan İsrail gibi ülkelerdeki başarılı ekonomi politikalarında “Endeksleme” de önemli bir yer tutmaktadır.
Ancak, Endeksleme’yi salt fiyat-ücret döngüsünü kıran bir uygulama olarak görmemek gerekmektedir. Devlet gelirlerinin endekslemeye tabi tutulmasının da, bütçe açıklarının büyümesini frenleyen ve dolayısı ile emisyon hacminin kontrol edilmesine yarayan önemli bir görevi bulunmaktadır.
Bütünüyle endeksleme uygulaması olarak görülmese de, vergi kanunlarındaki maktu hadlerin enflasyon karşısındaki aşınmalarını telafi etmeye yönelik yıllar itibariyle yapılan değişiklikleri bu çerçevede değerlendirmek gerekmektedir. Ancak, bu değişikliklerle enflasyon aşındırmasının telafi edilip edilmediği veya resmi enflasyon oranlarına itibar edilip edilmediği tartışma konusu olabilmektedir. Ayrıca, maktu hadlerdeki değişmelerin enflasyon, dolayısı ile ekonomik düşüncelerle mi, yoksa ekonomi dışı faktörler göz önünde bulundurularak mı yapıldığı sorusu da gündeme gelebilecektir.
Vergi kanunlarımızın en kapsamlı uygulama alanı bulan maddelerinin yıllar itibariyle gösterdiği gelişmelerin enflasyon oranları ile kıyaslanmasının, bu değişikliklerin hangi saiklerle yapıldığı konusunda da bilgi verebileceği umulmaktadır.
Türkiye’de yaşanan enflasyon sorunun boyutları yukarıda verilmişti. Resmi istatistik kuruluşlarının verilerine göre belirlenen ve enflasyon hesabında dikkate alınan tüketici fiyat endeksleri ile, belli başlı vergi kanunlarındaki maktu hadlerin yıllar itibariyle gösterdikleri gelişmeler ise aşağıda tablolaştırılmaktadır[1].
Tüm vergi mükelleflerinin uyması gereken usul hükümlerini içeren Vergi Usul Kanunu’ndaki maktu hadler, yıllar geçtikçe enflasyonun erozyonuna maruz kalmakta, düzenleyici ve caydırıcı fonksiyonlarını kaybetmektedir. Aşağıda, bu kanundaki önemli maktu hadlerin yıllar itibariyle gösterdiği gelişmeler ile enflasyon oranları kıyaslanmaya çalışılmıştır.
Mükelleflerin defter tutma hadlerini belirleyen V.U.K.’nun 177. maddesindeki değişmeler Tablo: 2’de gösterilmiştir. Tablo: 2’nin tetkik edilmesi ile de görüleceği gibi, mükelleflerin bilanço esasına göre defter tutmaya geçmelerini belirleyen hadler her yıl itibariyle enflasyon oranlarının altında kalmıştır. Bir önceki yıl enflasyon oranları göz önünde bulundurulduğunda da durum değişmemektedir.
Mükelleflerin vergi ziyai doğurucu fiillerinin cezalarını tespite yarayan ve uygulanacak cezaları belirten V.U.K.’nun 344, 345 ve Mük. 347. maddeleri, usulsüzlük cezalarını kapsayan 352 ve 353. maddeleri ile, bilgi vermeyenlere uygulanacak cezaları belirten Mük. 355. maddesindeki değişmeler aşağıdaki Tablo: 3,4,5,6,7,8’de gösterilmektedir.
Tablo:2
V.U.K. Md.
177’deki Yıllar İtibariyle Değişiklikler ve Enflasyon Oranları
|
|
|
|
Tük. F. İ. |
Değişme/ |
|
Yıllar |
Miktarlar |
Değişme |
Art. (%) |
Tük. F.İ. |
|
1987 |
100,000,000 |
- |
- |
- |
|
1988 |
100,000,000 |
- |
74 |
(-) |
|
1989 |
150,000,000 |
50 |
63 |
(-) |
|
1990 |
200,000,000 |
33 |
60 |
(-) |
|
1991 |
300,000,000 |
50 |
66 |
(-) |
|
1992 |
450,000,000 |
50 |
70 |
(-) |
|
1993 |
720,000,000 |
60 |
66 |
(-) |
|
1994 |
1,000,000,000 |
38 |
106 |
(-) |
|
1995 |
1,500,000,000 |
50 |
|
|
Kaynak:
Yasalardaki Değişiklikler ile D.İ.E.’nün 1987 = 100 Bazlı İndeksi Esas Alınarak
Tarafımızdan Düzenlenmiştir.
Tablo:3
V.U.K. Md. 344’deki Yıllar İtibariyle
Değişiklikler ve Enflasyon Oranları
|
|
|
|
Tük. F.İ. |
Değişme/ |
|
Yıllar |
Miktarlar |
Değişme |
Art. (%) |
Tük. F.İ. |
|
1987 |
1,500,000 |
- |
- |
- |
|
1988 |
1,500,000 |
- |
74 |
(-) |
|
1989 |
3,000,000 |
100 |
63 |
(+) |
|
1990 |
6,000,000 |
100 |
60 |
(+) |
|
1991 |
6,000,000 |
- |
66 |
(-) |
|
1992 |
9,000,000 |
50 |
70 |
(-) |
|
1993 |
15,000,000 |
66 |
66 |
-- |
|
1994 |
45,000,000 |
200 |
106 |
(+) |
Kaynak: Yasalardaki
Değişiklikler ile D.İ.E.’nün 1987 = 100 Bazlı İndeksi Esas Alınarak
Tarafımızdan Düzenlenmiştir.
Tablo:4
V.U.K. Md. 345’deki Yıllar İtibariyle
Değişiklikler ve Enflasyon Oranları
|
|
|
|
Tük. F.İ. |
Değişme/ |
|
Yıllar |
Miktarlar |
Değişme |
Art. (%) |
Tük. F.İ. |
|
1987 |
250,000 |
- |
- |
- |
|
1988 |
250,000 |
- |
74 |
(-) |
|
1989 |
500,000 |
100 |
63 |
(+) |
|
1990 |
1,000,000 |
100 |
60 |
(+) |
|
1991 |
1,000,000 |
-- |
66 |
(-) |
|
1992 |
1,500,000 |
50 |
7 |
(-) |
|
1993 |
2,500,000 |
66 |
66 |
-- |
|
1994 |
7,500,000 |
200 |
106 |
(+) |
|
1995 |
15,000,000 |
100 |
|
|
Kaynak: Yasalardaki
Değişiklikler ile D.İ.E.’nün 1987 = 100 Bazlı İndeksi Esas Alınarak
Tarafımızdan Düzenlenmiştir.
Tablo:5
V.U.K. Md. Mük.
347’deki Yıllar İtibariyle Değişiklikler ve Enflasyon Oranları
|
|
|
|
Tük. F. İ. |
Değişme/ |
|
Yıllar |
Miktarlar |
Değişme |
Art. (%) |
Tük. F. İ. |
|
1987 |
500,000 |
-- |
-- |
-- |
|
1988 |
500,000 |
-- |
74 |
(-) |
|
1989 |
1,000,000 |
100 |
63 |
(+) |
|
1990 |
2,000,000 |
100 |
60 |
(+) |
|
1991 |
2,000,000 |
-- |
66 |
(-) |
|
1992 |
3,000,000 |
50 |
70 |
(-) |
|
1993 |
5,000,000 |
60 |
66 |
(-) |
|
1994 |
15,000,000 |
200 |
106 |
(+) |
|
1995 |
100,000,000 |
566 |
|
|
Kaynak: Yasalardaki
Değişiklikler ile D.İ.E.’nün 1987 = 100 Bazlı İndeksi Esas Alınarak
Tarafımızdan Düzenlenmiştir.
Tablo:6
V.U.K: Md. 352’deki Yıllar İtibariyle
Değişiklikler ve Enflasyon Oranları
|
|
|
|
Tük. F. İ. |
Değişme/ |
|
Yıllar |
Miktarlar |
Değişme |
Art. (%) |
Tük. F. İ. |
|
1987 |
60,000 |
-- |
-- |
-- |
|
1988 |
60,000 |
-- |
74 |
(-) |
|
1989 |
120,000 |
100 |
63 |
(+) |
|
1990 |
240,000 |
100 |
60 |
(+) |
|
1991 |
240,000 |
-- |
66 |
(-) |
|
1992 |
360,000 |
50 |
70 |
(-) |
|
1993 |
600,000 |
66 |
66 |
-- |
|
1994 |
1,800,000 |
200 |
106 |
(+) |
|
1995 |
3,600,000 |
100 |
|
|
Kaynak:
Yasalardaki Değişiklikler ile D.İ.E.’nün 1987 = 100 Bazlı İndeksi Esas Alınarak
Tarafımızdan Düzenlenmiştir.
Tablo:7
V.U.K. Md.
353’deki Yıllar İtibariyle Değişiklikler ve Enflasyon Oranları
|
|
|
|
Tük. F. İ. |
Değişme/ |
|
Yıllar |
Miktarlar |
Değişme |
Art. (%) |
Tük. F. İ. |
|
1987 |
5,000 |
-- |
-- |
-- |
|
1988 |
5,000 |
-- |
74 |
(-) |
|
1989 |
25,000 |
500 |
63 |
(+) |
|
1990 |
50,000 |
100 |
60 |
(+) |
|
1991 |
50,000 |
-- |
66 |
(-) |
|
1992 |
50,000 |
-- |
70 |
(-) |
|
1993 |
50,000 |
-- |
66 |
(-) |
|
1994/7 |
1,000,000 |
1900 |
106 |
(+) |
|
1995 |
1,500,000 |
50 |
|
|
Kaynak: Yasalardaki
Değişiklikler ile D.İ.E:’nün 1987 = 100 Bazlı İndeksi Esas Alınarak
Tarafımızdan Düzenlenmiştir.
Tablo:8
V.U.K. Md. Mük.
355’deki Yıllar İtibariyle Değişiklikler ve Enflasyon Oranları
|
|
|
|
Tük. F. İ. |
Değişme/ |
|
Yıllar |
Miktarlar |
Değişme |
Art. (%) |
Tük. F. İ. |
|
1987 |
150,000 |
-- |
-- |
-- |
|
1988 |
150,000 |
-- |
74 |
(-) |
|
1989 |
300,000 |
100 |
63 |
(+) |