CARİ AÇIKLARIN
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ SORUNU
VE
TÜRKİYE EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER
Prof. Dr. Muhammet AKDİŞ
Pamukkale Üniversitesi
İkt. ve İd. Bil. Fakültesi
http://makdis.pamukkale.edu.tr
ÖZET
Cari hesaplar dengesinin açık vermesi sorunu gelişmekte olan ülkeler kadar bazı
gelişmiş ülkelerin de önemli problemlerinden birisidir. Aslında bir ülkenin
gelirinden fazla harcama yapmasından veya tasarrufundan fazla yatırım yapmasından
kaynaklanan bu durumun varlığından çok sürdürülebilirliği tartışma konusudur.
Türkiye ekonomisi tarihi
süreç içerisinde aşağı yukarı sürekli cari açık sorunları ile karşılaşmıştır.
Ancak 2005 yılı cari açığının 22 milyar dolar gibi bir miktara ve GSMH’nın
%6’sı gibi bir orana ulaşacak olması tedirginliği arttırmıştır. Özellikle cari
açıkların GSMH’nın %5’ini aşmasının kriz işareti olarak yorumlandığı ve
Türkiye’nin geçmişte de cari açıkların büyük olduğu dönemlerde krizlere
uğradığı dikkate alındığında cari açıkların sürdürülüp sürdürülemeyeceği merak edilmeye başlanmıştır.
Cari açıkların
sürdürülebilirliği konusunda üzerinde durulan temel değişkenler, ihracat,
ithalat, reel efektif döviz kuru, faiz oranları, kısa vadeli sermaye
hareketleri, uzun vadeli sermaye hareketleri, borçların yapısı, döviz
rezervleri, yatırım ortamının istikrarı gibi unsurlardır. Bu unsurlar açısından
Türkiye ekonomisi incelendiğinde, diğer değişkenler itibariyle önemli iyileşmeler sağlandığı ancak özellikle döviz
kuru ve faiz oranlarında dengeden uzakta olunduğu anlaşılmaktadır.
THE SUSTAINABILITY PROBLEM OF CURRENT ACCOUNT DEFICITS
AND
THE DEVELOPMENTS IN TURKISH ECONOMY
ABSTRACT
The problem that the balance of current
accounts give deficits is one of the major problems faced by developing countries
as well as some developed ones. The point of discussion is the sustainability
rather than the existence of this situation which is caused by the fact that a
country spends more than its revenues or a country invests more than its
savings.
Turkish
economy in her historical periods frequently faced with these current deficits
problems. However, the raise of currents deficit in 2005 to 22 billion dollar
and to the ratio of 6% of GNP has increased anxieties. Considering that current
accounts exceeds the 5% of the GNP and it is seen as a sign of a crisis, and
also thinking that crisis unfolded in the past with deficits of current
accounts, the question whether deficits of current accounts will be lasted
became an important discussion point.
The main variables on the
sustainability of the current deficits are various as the export, import, reel
effective foreign exchange, interest rates, short term capital movements, long
term capital movements, structure of debts, exchange reserves and the sustainability
of investing environments. As the Turkish economy is analysed in terms of these
factors, it is found out that the economy is far from the balance at exchange
and interest rates, although significant improvements are seen regarding other
variables.
I-
GİRİŞ
Cari açık olgusu bazı gelişmiş ülkelerle birlikte
özellikle gelişmekte olan ekonomilerin temel problemlerinden biridir. Gelişmiş
ekonomilerin büyük çoğunluğu veya petrol gibi doğal kaynak zengini ülkeler
dışında hemen hemen tüm gelişmekte olan ekonomilerin sıklıkla karşılaştıkları
bu problem zaman zaman finansal krizlerin de çıkmasına yol açmıştır. Çünkü cari
açığın finanse edilebilmesindeki güçlükler veya cari açığı finanse ediyor
gözüken kalemlerdeki ciddi yön değişiklikleri finansal krizlerin de tetikleyicisi
olmaktadır. Şili ve Meksika’da 1980’lerin başlarında, Meksika ve Arjantin’de
1990’ların ortalarında ve Güneydoğu Asya ülkelerinde 1990’ların sonlarında
görülen finansal krizler hep büyük ve kalıcı cari denge açıkları ile birlikte
görülmüşlerdir. Bu nedenle finansal krizlerin yayılmasında cari açıkların
büyüklüğünün önemli roller üstlendiği kabul edilmiştir (Baharumshah, 2003).
Türkiye ekonomisi uzun zamandır dış açık problemi
ile karşı karşıyadır. Bu problem ülkemizde zaman zaman krizler ve istikrar
programları ile sonuçlanan gelişmelere yol açmıştır. Dünya uygulaması ile
Türkiye’nin geçmiş deneyimleri göz önünde bulundurulduğunda, 2005 yıl sonu
itibariyle cari açığın 22 milyar dolar seviyesine çıkacağı, cari açığın GSMH’ya
oranının ise %6’yı aşacağı beklenmektedir. Cari açık miktarlarının daha önce
karşılaşılmamış büyüklükte olması, cari açıkların GSMH’ya oranında da kritik
eşik olarak kabul edilen %5 oranının (Freund, 2005) geçiliyor olması,
Türkiye’de oluşan cari açığın bir krize yol açıp açmayacağını ve cari açığın
sürdürülebilirliğini ciddi olarak tartışmaya
açmıştır. IMF’de cari açıkların Türkiye ekonomisinin geleceğinde en dikkate
değer konulardan birisi olduğunu ifade etmiştir (IMF, 2005). Bu nedenle cari
denge olgusu Türkiye ekonomisi için büyük önem taşımaktadır. Aşağıda bu
konudaki düşüncelerimiz açıklanacaktır.
II-
ÖDEMELER BİLANÇOSU DENGESİ VE CARİ AÇIKLAR
Bir ülkenin dış alem ile olan ekonomik
ilişkilerinin ayrıntılı bir dökümünü
gösteren ödemeler bilançosu, özellikle dış ticaret dengesi ve cari denge
konusunda dikkatle takip edilmektedir. Çünkü, ithalat ve ihracat
farkından oluşan dış ticaret dengesi eğer
açıkla kapanıyorsa bu açığın kapatılmasına yönelik bir dizi değişkenin
devreye girmesi gerekmektedir. Oluşan dış ticaret açığı ilk olarak hizmet
gelirleri ile kapatılmaya çalışılır. Bu gelirlerle açık kapanmıyorsa o zaman yatırım gelirleri ve cari transferler gündeme
gelecektir. Dış ticaret dengesinde oluşan açığın hizmet, yatırım ve cari
transfer kalemleri ile ortadan kaldırılamaması cari işlemler hesabının açık
vermesi sonucunu doğuracaktır.
Geniş anlamda düşünüldüğünde cari açık, bir
ülkenin harcamalarının tasarruflarından fazla olmasından kaynaklanmakta ve dış
finansmanla kapatılmaya çalışılmaktadır. Yani, cari denge hesabındaki negatif
büyüklük dış alem giderlerinin dış alem gelirlerinden fazla olmasının
sonucudur. Toplam yurtiçi harcamaların, toplam yurt içi tasarruflardan fazla
olması, bir dış tasarrufa ihtiyaç gösterecektir ki, bu da cari açık olarak
karşımıza çıkacaktır.
GSMH = C+I+G+(X-M)+F (dış alem gelirleri) ise, (1)
GSMH-C-G-I=X-M+F’dir. (2)
GSMH’dan tüketim ve devlet harcamalarını çıkardığımızda tasarruflar
kalacağına göre;
(GSMH-C-G)=S (3)
olur. O zaman bu eşitliği;
S-I=(X-M)+F (4)
olarak da yazmamız mümkündür. Dış ticaret dengesini temsil eden (X-M) ile
dış alem gelirlerini temsil eden (F) toplamı ise bize cari dengeyi,
[CD=(X-M)+F] (5)
verecektir. Öyle ise eşitliğimiz,
S-I=CD (6)
haline gelmektedir.
(6) nolu eşitlikte de görüldüğü gibi, bir ülkedeki
tasarruflar ile yatırımlar arasındaki fark cari dengeyi oluşturmaktadır.
Eğer tasarruf yatırım eşitliği var ise cari
denge sıfır bakiye vermekte; tasarruflar fazla ise cari denge pozitif (fazla),
tasarruflar yetersiz ise cari denge negatif (açık) bakiye ile kapanmaktadır. Cari
açık ortadan kaldırılmak isteniliyorsa, ya tasarruflar arttırılacak ya da yatırımlar
kısılacaktır. Ekonomik büyümeyi ve
tasarrufları da arttıracak olan geliri arttırmak için yatırımları arttırmak
gerektiğine göre, tasarruf yetersizliği içindeki ülkelerin cari açık vermekten
başka alternatifi kalmamaktadır. (2) Numaralı eşitliği;
GSMH-C-G-I=CD (7)
olarak yazdığımızda ise cari dengenin milli gelir ile harcamalar arasındaki
fark olduğu görülecektir. Gelir harcamalardan yüksek ise bakiye pozitif
(fazla), harcamalar gelirden büyükse bakiye negatif (açık) ortaya çıkmış
olacaktır. Burada da aynı analizi yapmak mümkündür. Geliri arttırmak için
yatırım yapmak gerektiğine göre, gelişmekte olan ülkelerin cari açık sorunu
gelir ile harcamaların dengelendiği
noktaya kadar devam edecektir.
Sonuç ne olursa olsun ödemeler bilançosu dengede
olur. Her bilançoda bir kalemdeki fazlalık veya eksiklik, diğer kalemlerdeki
fazlalık veya eksiklik tarafından kapatılır. Ancak açığı kapatan kalemlerin
yapısı ve özellikleri bir ülke ekonomisinin gelecek perspektifi açısından çok
önemlidir. Yani ödemeler bilançosunda ilk açığın oluştuğu dış ticaret dengesi
ve sonrasındaki her alt kalem ülke ekonomisi açısından durumun nezaketini
arttırmaktadır.
Dış ticaret bilançosunun her kalemi ülkeye giren
veya çıkan dövizlerin miktarını göstermektedir. Ödemeler bilançosunun ilk
dengesini oluşturan dış ticaret açığı, eğer hizmetler dengesindeki gelir
fazlalıkları ile karşılanabiliyorsa en iyi durum, eğer burada da açık veriliyor
ve dengenin sağlanmasında sermaye hesabından yararlanılıyorsa daha az iyi bir
durum; cari açığın kapanmasında kısa vadeli sermaye hareketleri daha önemli bir
işlev görüyorsa riskli bir durum, cari açık sermaye hesabı ile de kapatılamıyor
ve rezerv hareketlerine müracaat gerekiyorsa o zaman kötü bir durumdan
bahsetmek mümkündür. Yani bilançonun ilk kaleminden başlayarak aşağıya doğru
sıralanan bütün gelişmeler eğer bir öncekinin açığını kapatmaya yönelikse o
ülke ekonomisindeki gelişmelerin ciddiyetle analiz edilmesine ihtiyaç vardır.
Ancak açık oluşturan kalemlerin yapısı ve
özellikleri de burada göz önünde bulundurulmalıdır. Yukarıda da bahsedildiği
gibi cari açığın oluşumu çok önemlidir. Eğer bu oluşum ithalat harcamalarının
büyüklüğünden kaynaklanıyorsa, o zaman da ithalat kalemlerinin özellikleri önem
kazanmaktadır. İthalat, ara ve yatırım mallarının çokluğuna bağlı ise ekonomik
büyümenin tetiklenmesi söz konusu
olabilecektir. Ara ve yatırım malları ithalatının, yani büyümenin dış alem gelirleri ile finanse
edilmesi özellikle gelişmekte olan ekonomiler açısından çok da büyük problem
olmayabilecektir. Bu durumda yabancılar
özel sektör yatırımlarını finanse edecekler, bu da milli ekonominin büyümesine
katkı yapacak ve başkaca bir sorun doğurmayacaktır.
III- DÜNYA’DA
CARİ AÇIK PROBLEMİ
Cari açık problemi öncelikle gelişmekte olan
ülkelerin problemi olduğu kadar, bazı gelişmiş ekonomilerin de problemleri
arasında yer alır. Özellikle ABD cari açık sorunu en başta gelen ülkelerdendir.
Tablo.1’e baktığımızda gelişmiş ekonomiler içinde 2004 rakamları ile 668 milyar
dolarlık açıkla ABD’nin başı çektiği görülecektir. Bunun dışında İspanya, Avustralya
gibi ülkeler de cari açık problemine sahiptirler. Önemli miktardaki gelişmiş ülke
ise cari fazlalar vermektedir. Hatta Japonya’nın 172 milyar dolarlık, AB
ülkelerinin de toplamda 46 milyar dolarlık cari işlem fazlaları bulunmaktadır.
Gelişmekte olan ekonomiler içinde ise yine 2004 rakamları ile Hindistan’ın 800 milyon
dolarlık, Meksika’nın da 7.5 milyar dolarlık cari işlem açığı bulunmaktadır. Önümüzdeki
yıllarda da bu açık sürecinin devam edeceği öngörülmektedir.
Tablo.1 Seçilmiş Ülkeler İtibariyle Ödemeler Bilançosundaki Cari Açık Miktarları
(Milyar Dolar)
|
|
2000 |
2001 |
2002 |
2003 |
2004 |
2005* |
|
Gelişmiş Ekonomiler ABD AB Bölgesi Japonya Diğer gelişmiş ekonomiler2 |
–262.0 –416.0 –37.0 119.6 71.4 |
–210.8 –389.5 7.0 87.8 83.9 |
–222.5 –475.2 48.5 112.6 91.6 |
–219.6 –519.7 26.7 136.2 137.2 |
–314.0 –668.1 46.7 172.1 135.3 |
–451.1 –759.0 23.7 153.1 131.1 |
|
Yeni Sanayileşen Asya Ülkeleri |
40.1 |
50.6 |
59.3 |
84.4 |
90.2 |
78.0 |
|
Diğer gelişen piyasalar ve gelişen ülkeler (fazla veren asya ülkeleri hariç) |
88.4 43.8 |
42.5 10.2 |
85.8 31.0 |
143.9 75.3 |
227.7 134.6 |
410.1 278.7 |
|
Bölgesel Guruplar Afrika Merkezi ve Doğu Avrupa Bağımsız
devletler topluluğu |
7.3 –32.7 46.1 46.1 |
0.7 –16.6 32.6 40.7 |
–8.2 –24.5
32.1 72.3 30.0 –16.0 |
–3.1 –37.3 35.9 |
0.6 –50.1 63.1 93.0 |
12.5 –56.4 105.3
109.7 217.6 21.5 |
|
Rusya |
44.6 |
33.4 |
30.9 |
35.4 |
59.9 |
101.8 |
|
Çin |
20.5 |
17.4 |
35.4 |
45.9 |
68.7 |
115.6 |
|
Hindistan |
–4.6 |
1.4 |
7.1 |
6.9 |
–0.8 |
–13.5 |
|
Brezilya |
–24.2 |
–23.2 |
–7.6 |
4.2 |
11.7 |
13.1 |
|
Meksika |
–18.6 |
–17.6 |
–13.5 |
–8.6 |
–7.4 |
–8.3 |
*Tahmin
Kaynak: IMF World Economic Outlook-September-15/2005’e
göre tarafımızdan düzenlenmiştir.
Bazı ülkeler itibariyle
cari açığın GSMH’ya oranlarına baktığımızda ise yine ABD’yi bu konuda oldukça ileride
görmekteyiz. Tablo.2’den de görüleceği üzere, ABD’nin yıllar itibariyle cari
açığının GSMH’ya oranı devamlı artış göstermiş, 2000’de %4.2 olan bu oran 2004’de
%5.7’ye yükselmiştir. Bu yükselişin devam edeceği de beklenmektedir. ABD’den
sonra cari açığın GSMH’ya oranında dikkat çeken iki ülke yine 2004 rakamları
ile %7.5 oranı ile Portekiz, %5.3 oranı
ile İspanya’dır. Avustralya ve Yeni
Zelanda %6.4, İzlanda %8.5, Meksika %5.5
oranları ile yine dikkat çeken farklı ülkelerdir.
Tablo.1 ve Tablo.2’nin birlikte incelenmesi ile görülebileceği gibi
ileri, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler itibariyle farklı miktarlar ve
oranlar söz konusu olsa bile dünyanın farklı ülkelerinde cari açık problemi
bulunmaktadır. Bu problem Türkiye açısından da uzun dönemdir devam eden bir
sorun olma özelliğini korumaktadır.
Tablo.2 Seçilmiş
Bazı Ülkeler İtibariyle Cari Açık/GSMH’ya Oranları (1997-2006/%)
|
Ülkeler/Yıllar |
2000 |
2001 |
2002 |
2003 |
2004 |
2005 |
2006 |
|
İleri Ekonomiler |
–1.0 |
–0.8 |
–0.9 |
–0.8 |
–1.0 |
–1.3 |
–1.4 |
|
ABD |
–4.2 |
–3.8 |
–4.5 |
–4.7 |
–5.7 |
–6.1 |
–6.1 |
|
AB Bölgesi |
–1.2 |
— |
0.9 |
0.3 |
0.6 |
0.4 |
0.3 |
|
Almanya |
–1.6 |
0.2 |
2.2 |
2.1 |
3.8 |
4.3 |
4.4 |
|
Fransa |