OFFSHORE BANKACILIĞINDAKİ GELİŞMELERİN KARAPARA VE KARAPARANIN
AKLANMASINA OLAN ETKİLERİ
Prof. Dr. Muhammet AKDİŞ
Pamukkale Üniversitesi
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
http://makdis.pamukkale.edu.tr
GİRİŞ
Toplumlarda kanun dışı uyuşturucu, silah kaçakçılığı, terör, çocuk ve kadın ticareti, adam kaçırma gibi örgütlü veya örgütsüz işlenen suçlardan elde edilen her türlü maddi menfaat ve kazançlara karapara adı verilmektedir. Bu para öncelikle yer edinebilmek, sonra da aklanarak yeniden yasal sisteme dönebilmek için kendine farklı sığınma merkezleri aramaktadır.
Offshore Bankacılığı (offshore banking), denetim ve kontrollerden kaçmak, daha yüksek kazançlar elde etmek ve vergiden kaçınmak isteyen sermaye yanında, kayıt dışı ve yasa dışı kazançların da saklanma merkezleri konumundadır. Genellikle vergi cenneti ülkeleri (tax-haven countries) diye bilinen ülkelerde konuşlanan offshore bankaları, denetimsiz, kuralsız ve sanal yapıları ile karapara dahil her türlü suç ekonomisinin gelirlerinin toplandığı ve hatta aklandığı yerlerdir. Global finansal sistemdeki gelişmeler, yeni teknolojileri de kullanarak fonların bir yerden bir yere hızlı hareketini kolaylaştırmakta, paranın fonlar ve döviz türleri arasındaki dönüşümlerini arttırmakta, kişilerin ve firmaların kimliklerini gizleyebilmelerine imkan vermektedir.
Global finansal sistemin kabul etmek durumunda kaldığı offshore merkezler ve offshore bankalar sahip oldukları özellikler ile suç ekonomisine koruyuculuk yapmakta ve karaparanın aklanmasında önemli işlevler görmektedir. Yıllar itibariyle ortaya çıkan ve netleşen bu durum, bu merkezlerin düzenlenmesi ve denetlenmesini de gündeme getirmektedir. Dünya özellikle son yıllar itibariyle offshore merkezlerin kurallara uyması ve denetlenmesi konusunda önemli mesafe almış bulunmaktadır.
Narkotik benzeri para aklayıcıları yasal gelirleri olan ve genellikle de offshore bankalarında yerleşen şirketleri kullanarak, yasal gelir ile kayıt dışı kazançları birbirine karıştırmakta ve bu yolla yasa dışı kazançlarını aklamaya çalışmaktadırlar(INCS, 2005). Global finansal sistemin tüm kolaylıklarını kullanan bu yapı sunduğu fırsatlarla bir anlamda karapara ekonomisinin devamına da hizmet etmektedir. Aşağıda bu konudaki gelişmeler anlatılmaya çalışılacaktır.
OFFSHORE (KIYI) BANKACILIĞI KAVRAMI, GELİŞİMİ VE ÖZELLİKLERİ
Offshore bankacılığı (offshore banking) ikinci dünya savaşından sonra ortaya çıkmış bir olgudur. Bu olgu özellikle 1950’li yıllardan sonra büyük gelişmeler göstermiştir.
Offshore Bankacılığı (Kıyı Bankacılığı) Kavramı
Offhore bankacılığı merkezlerinin (offshore centers-OFCs) tanımını yapmak çok kolay değildir. Genel tanım, offshore faaliyetlerinin yapıldığı herhangi bir yer offshore merkezidir. Bu tanım dünya üzerindeki tüm offshore merkezleri kapsar. Ancak böyle merkezlerin onshore ve offshore faaliyetleri arasında küçük farklar vardır. Bu nedenle örneğin Tokyo, New York ve Londra’daki bu kuruluşlar kendilerini Uluslararası Finansal Merkezler (International Financial Centers-IFCs) olarak; bazı durumlarda da Uluslararası Bankacılık Uygulamaları (International Banking Facilities-IFCs) veya Japon Offshore piyasası (Japanise Offshore Market-JOM) olarak tanımlamışlardır. Ancak bu oluşumların tüm özelliklerini kapsadığı için offshore finansal merkezler (OFCs) adı daha uygun ve yaygın bir kullanım alanı bulmuştur (IMF, 2000). Genel olarak tıpkı serbest bölgelerde olduğu gibi, belli bir ülkenin sınırları içinde yer almakla birlikte, yabancı sermayeye her türlü vergi ve denetim dışılık avantajı sunan ekonomik ve mali adacıklardan oluşan bölgelere vergi cennetleri veya offshore merkezleri denilmektedir.
Offshore bankacılığı olgusu 1950 ve 1960’lı yıllardan itibaren gelişme göstermeye başlamıştır. Bu gelişmede varlıklarının ABD tarafından dondurulacağından korkan eski Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği paralarının İngiliz Bankalarına yönelmesi ilk başlangıç noktasını oluşturmuştur. Gerçekten uzun soğuk savaş sürecinde İngiltere bankalarında kalan bu mevduatlar vergiden, faiz oranı kısıtlamalarından ve zorunlu karşılık kurallarından muaf tutulmuşlardır. Daha sonra pek çok ülke ile birlikte ABD’de doğan ödemeler dengesi krizleri bu ülkeleri sermaye hesaplarının kontrolüne sevk etmiştir. Sermaye kontrollerinden kaçınmak isteyen bankalar bu hesapları çeşitli yatırım araçlarına dağıtarak hem sermaye kontrollerinden hem de vergi v.b. yükümlülüklerden kurtulmuşlardır (UN, 1998). Özellikle 1973-1974 petrol şoku sonrası petrol üreten ülkelerin elde ettikleri önemli miktardaki petro-dolarlar Amerika’nın Avrupa’daki offshore bankalarına yatırılmışlardır. Petrol ihraç eden ülkelerden gelen fonlar petrol ithal eden ülkelere kullandırılmış ve böylelikle bir petro-dolar piyasası oluşmuştur (Akdiş, 2000). Londra, hem Sovyet, hem de petro-dolar hesaplarını çekebilmek için 1950’lerde banka sisteminde değişiklikler yapmaya başlamış ve bu nedenle de ilk offshore merkezi olarak anılabilecek konuma gelmiştir. Ancak gittikçe büyüyen bu hesaplar ve varlıklar, gerek işlem maliyetlerinin artması ve gerekse devlet kontrollerinden kaçınma amacıyla 1960’ların sonlarında başlayarak Karayipler bölgesine hareket etmişlerdir (Donaghy and Clarke, 2003).
Offshore bankacılığı denilen olgu 1960’lı yıllardan itibaren, genellikle Karayiplerdeki adalarda veya küçük devletçiliklerde oluşmaya başlamıştır. Offshore olgusu, gizlilik ve güvenlik sağlama, düzenlemelerden kaçınma imkanı verme, politik ve kültürel olarak batı değerlerine benimseme ve uluslararası para aklama için uygun bir çevre oluşturma gibi özellikleri ile günümüze kadar büyüyerek gelmişlerdir. Bu merkezler yüksek haberleşme kapasiteleri, bilgisayar altyapıları ve birleşme (convergence) imkanları ile Londra ve New York gibi büyük finansal merkezlere de bağlanmışlardır. Offshore merkezler başlangıçta genel olarak İngiltere’nin denizaşırı topraklarında veya eski sömürgelerinde kurulmuşlardır (Hampton and Levi, 1999). Bu merkezler günümüze kadar sağladıkları vergi avantajları ve denetimsizlik ile fon yatırımları ve finansal hizmetler bakımından bir cazibe merkezi oluşturmuşlardır. Vergi cennetlerinde gelir ve sermayeden vergi alınmamasının yanında, banka ve ticari sırların korunması, aktif bir banka sektörü altyapısı bulundurulması, iyi bir iletişim ağı ve teknolojisine sahip olunması, istikrarlı bir politik ve ekonomik görüntü sergilenmesi, yabancı sermayeye lütufkar davranılması (Kızılot, O. 1999) da bu yapıya olan ilgiyi arttırmıştır.
Offshore merkezlerinin sayısı yıllar itibariyle farklılık göstermektedir. Dünya’da yaklaşık 58 civarında offshore merkezi bulunduğu ve bunların yatırımcılara değişik fırsatlar sunduğu bilinmektedir. Tablo.1’de de görüldüğü gibi 2003 sonu itibariyle Amerika kıtasında 23, Avrupa’da 17, Afrika ve Ortadoğu’da 7, Asya’da 5, Pasifik’te 6 adet offshore merkezi bulunmaktadır. Bu merkezler çok sayıda offshore bankaya, tröste, ticaret şirketine v.b.’de ev sahipliği yapmaktadır. Karapara aklama faaliyetlerinde çokça kullanılan internet üzerinden kumar oynatma yetkisi almış merkez sayısı 34 adet ile offshore merkezlerinin yarısından daha fazlasını kapsamaktadır. Bu merkezlerden bazılarında (Liberya, Mairutus, Tunus, Nauru) para aklama suç kapsamında bile bulunmamaktadır. Ayrıca para aklama ve karapara ile mücadele konusu ile ilgili kurulan uluslararası organizasyonların hiçbirisine üye olmayan merkez sayısı da 8’dir. Cook islands ve Nauru gibi merkezler ise FATF gibi para aklamaya karşı oluşturulmuş uluslararası kuruluşlar ile işbirliğine bile girmemişlerdir. St.Kitts, Nevis, Andora, Alderney, Sark gibi merkezlerin ise karapara ile mücadele ve karapara aklama ile ilgili hiçbir uluslararası kuruluşa üye olmadıkları görülmektedir. Dolayısı ile offshore merkezlerin karapara aklama faaliyetlerinde rahatlıkla kullanılabileceği Tablo.1’in incelenmesi ile de açıkça görülebilecektir.
Offshore Bankaların Özellikleri
Offshore bankalar (offshore banking) yerleşik bankalara (onshore banking) göre sahip oldukları çeşitli üstünlüklerle değişik ülkelerden büyük miktarlardaki fonları kendilerine çekmektedirler. Offshore bankaların genel yapılarını ve öne çıkan özelliklerini şöylece özetlemek mümkündür:
Tablo.1 Dünyadaki Offshore Merkezler ve
Bazı Özellikleri
|
Merkezler |
Offshore
Banka Sayısı (N-Bilgi
Yok) |
Bilinen veya
Tespit Edilen Uluslararası Ticari Firma Sayılar . Sayısı
Bilinmeyen (Y) |
İnternet
üzerinden kumar oynatma izni, Evet (Y), Hayır (N) |
Uyuşturucu
Ticaretini Para aklamayla ilişkilendiren (D), Uyuşturucu ve diğer suçları da
para aklama kabul eden (BD), Para Aklamaya karşı bir kanun olmayan (N) |
FATF ile
işbirliğine girmeyen (NC), inceleme aşamasında olan (R), (Boşluk) inceleme
aşamasında olmayan, İşbirliği yapmayan ülkeler listesinden çıkarılan (RM) |
Uluslararası
Organizasyonlara Üyelik (A,C,CE,F,O,OC,
I, S) |
||
|
Amerika Kıtası |
||||||||
|
1. |
2 |
3,041 |
Y |
BD |
|
C, IO1 |
||
|
2. |
15 |
13,5 |
Y |
BD |
R |
C, OC |
||
|
3. |
2 |
4,32 |
N |
BD |
|
C, F, O, IO, EG |
||
|
4. |
301 |
47,04 |
Y |
BD |
RM |
C, O,OC, I, S,
EG |
||
|
5. |
56 |
4,673 |
N |
BD |
|
C, O, OC, S, EG |
||
|
6. |
8 |
22,425 |
Y |
BD |
R |
C, OC, IO |
||
|
7. |
N |
13,337 |
N |
BD |
R |
C, O, EG |
||
|
8. |
13 |
360 |
N |
BD |
R |
C, EG |
||
|
9. |
580 |
30 |
Y |
BD |
RM |
C, O, I, EG |
||
|
10. |
8 |
Y |
Y |
BD |
R |
C, OC, S, EG |
||
|
11. |
1 |
8,601 |
Y |
BD |
RM |
C, OC |
||
|
12. |
2 |
2,293 |
Y |
BD |
RM |
C, OC |
||
|
13. |
13 |
|
Y |
BD |
NC |
OC |
||
|
14. |
11 |
22 |
N |
BD |
|
C |
||
|
15. |
39 |
18,75 |
Y |
BD |
|
C, EG,O, I |
||
|
16. |
34 |
370 |
Y |
BD |
RM |
C, O, OC, S, EG |
||
|
17. St. Kitts & |
1 |
13,8 |
Y |
BD |
RM |
C, OC |
||
|
18. (St. Kitts) |
N |
450 |
|
|
|
|
||
|
19. ( |
1 |
17 |
|
|
|
|
||
|
20. |
2 |
1,052 |
Y |
BD |
R |
C, OC |
||
|
21. St. Vincent & The |
10 |
6,342 |
Y |
BD |
RM |
C, OC, EG |
||
|
22. Turks and Caicos |
8 |
13,952 |
Y |
BD |
R |
C, I |
||
|
23. |
12 |
Y |
N |
BD |
R |
OC, S |
||
|
Avrupa |
||||||||
|
24. |
|
|
|
|
|
|
||
|
25. |
29 |
57,6 |
Y |
BD |
R |
CE, O, S, EG |
||
|
26. |
18 |
8,464 |
Y |
BD |
R |
O, I |
||
|
27. |
65 |
16,34 |
N |
BD |
R |
O, I, S, EG |
||
|
28. |
N |
455 |
Y |
|
|
|
||
|
29. |
N |
|
N |
|
|
|
||
|
30. |
N |
600 |
Y |
BD |
RM |
CE, EG |
||
|
31. |
Y |
400 |
Y |
BD |
|
F, S, EG |
||
|
32. |
||||||||